Nedir toprakta kımıldayan,
Hasret mi, nem mi, çekirdek mi,
Sükunetle giyinirdik birbirimizi,
Özdeki cevherler mi yoksa?
*
Bir evren kurarım ben sana, patlar tomurcukların,
Tez koşan, çabuk sendeler,
Düşünülmemiş, her bir söz,
Kalpteki yarayı deler.
Sıvanan, acele sıva,
İlk yağmurda, düşüverir.
Bakım yapmazsan gözlerini açıp,
----gelince zamanı,
Kurutursun çınar ağacını,
----olsan da dünya,
Görmez isen pınarı,
----okyanusa dalarken,
Her bilginin ardında, emeğin izi bulunur,
Sen bize diyar diyar, malumat sunarsın listem,
Her satırda titizlikle, atıfların görünür,
İlmin temel taşıdır, yapılan her atıf listem.
*
Seni rehber edinmiş nice âlim, düşünür,
Başlar telaş bir gün öncesinden,
Sac, odun, un, kırıntı,
Katlanmayı bekler hamur hasırın üzerinde,
Taraklarla ve topuklarla.
Koyulaşır iyicene,
Anlamın içinde nice,
Kaybolanlarla kavgalıyım,
Sözlerin içinde ince,
Daralanlarla kavgalıyım.
*
Kimi Hülya, kimi Derya,
Kaç milyonuncu kezdir diziyorum,
Şu kelimeyi,
Ve kaç milyonuncu kezdir, anlamın peşindeyim.
Kaç milyonuncu kezdir, beynim zonkluyor,
İmla ve imadan.
*
Benim güçsüzlüğümün tek sebebi,
Zaman ne kadar geçse de,
Onlar bana sunulan, zorla kabul ettirilen yalan düşler,
Bu düşler, pek çok canı yakıp tüketecek.
*
Var olma endişesinden kaynaklanan, o esrar,
İnanç ve iman,
----gerektirir birer anıt,
Bilip günahlarını,
----her an,
Dua etmelisin,
----yalvarıp ümitle,
İnanın, böyle devam etmeyecek bu karanlık,
Yüreklerinde hüznü taşıyan kız kardeşlerimiz,
Yarın doğuracaklar ay yüzlü çocuklar.
Hesabı görülecek zulüm ve yağmanın,
Kurşun yarası acılarımız,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!