Yankılanır feryadın,
----duyan olmaz,
--------dökme sitemini boşluğa,
------------kimse oralı olmaz,
Toplumun vicdanı körleşmiş,
----seni de umursamaz,
Sen o erki söyleyince,
Cinler biner tepemize,
Dilim zehir gibi olur,
Valisiyle, kaymakamı,
Müdürü ve bürokratı,
Kan sıçrar o gövdemize.
Savaşmak gerekiyorsa bak,
Aydınlık günler, doğsun diye,
Direnmek şarttır, bu hayatta,
Bulunmaz başka, ulu gaye,
Şu, geçici olan durakta,
Beka denilen, o sırça köşk,
Bozkırların nefesinde,
Savrulup da gidiyorum.
Yolların tam ötesinde,
Savrulup da gidiyorum.
*
Geri gelmez, eski zaman,
Güçlü
----ama
--------yetmedi
------------gücü
----------------bize,
--------------------yetti
Parça parça yıpranmış syfalar,
burada kelimeler sessizce akar,
Servet değil, ruhun izleri yakar,
gözetilmez maddi hiçbir çıkar,
Birçok yetenekli söz ustası yazar,
zihinlerde her birinden bir nazar,
Bu nazım şekli büker beli, divane eyler aklı,
Sayfaların arasında; sırlarım gömülü saklı...
*
Sanat aşkına, kelamı et beyan bugün,
Eskimeyen eserler, dilde lisandır bugün.
*
Sayfa sırra ermesin,
Kalemle karalardım,
Vakit sona gelmesin,
Elemde sıralardım.
*
Kaçışsın hiç bilmeden,
Kesintili ve düzensiz, yolculuğun umutsuzluğundayım,
Benliğimin parçalarını, toplayamadım bu sefer;
Sana kırık ve çatlak, yollar sundum;
Yürüdüğünde dağılsınlar diye!
Hatırla;
Sen, bana olan güvenini de, yok etmiştin.
Sevindir bugün, küçük bir çocuğu,
Hediye et sen ona, sayıboncuğunu,
Yönelsin diye, soyut düşünceye,
Sevsin erken yaşta, hesap yapmayı.
*
Öğrettin abaküsü, düzenlemeyi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!