Izdırabım...
Adını koyamadığım en uzun gecedir.
Ne sabahı vardır,
ne de ufkunda doğan tek bir umut.
Sessizce içime çöken
bir ömürlük kıyamettir.
Her nefesimde
biraz daha eksilirken ben,
acı benden değil,
ben acıdan doğmuş gibiyim.
Gözlerim ağlamıyor artık...
Çünkü gözyaşlarım,
yıllar önce
kalbimin en derin kuyusunda tükendi.
Şimdi yalnızca
ruhum kanıyor.
Her gülüşüm,
üstü örtülmüş bir mezardır.
Her "İyiyim." deyişim,
bin parçaya ayrılmış
bir çığlığın suskun hâlidir.
Izdırabım...
Geceler benimle konuşuyor.
Ay bile yüzünü çeviriyor benden.
Yıldızlar,
kaybolan dualarım gibi
birer birer sönüyor göğümde.
Bir zamanlar
çiçek açan umutlarım vardı.
Şimdi ise
rüzgârın önüne düşmüş
kuru yapraklar gibi
hangi uçuruma savrulacağımı bekliyorum.
İnsan,
en çok nerede yorulur bilir misin?
Sevdiği hâlde kavuşamayınca değil...
Güvendiği hâlde kırılınca değil...
En çok,
kendi içinde
her gün biraz daha öldüğünü
kimse fark etmeyince yorulur.
Ben de öyle yoruldum.
Yüreğim,
ateşten bir kafese döndü.
Ne içindeki kuş uçabiliyor,
ne de o kafes kırılıyor.
Kader,
her ayrılığı
benim adıma yazmış sanki.
Her vedada
bir parçamı daha toprağa verdim.
Şimdi geriye,
yalnızca yürüyen bir gölge kaldı.
Soruyorum kendime...
Bu kadar acıyı
bir kalp nasıl taşır?
Bu kadar sessizliği
bir ruh nasıl yaşar?
Bu kadar özlemi
bir ömür nasıl saklar?
Cevap gelmiyor.
Çünkü bazı soruların
cevabı yalnızca
Rabbimin ilmindedir.
Ben ise...
Izdırabımı
şiirlere emanet eden,
gözyaşını secdelerde saklayan,
yarasını insanlara değil,
Allah'a anlatan
yorgun bir yolcuyum.
Belki yarın...
Belki yıllar sonra...
Bu acılar diner.
Ama bugün,
adım sorulursa,
"Izdırabım..."
deyin.
Çünkü beni
en doğru anlatan isim,
çoktan o oldu.
18 Temmuz 2026
Sempatikşair Emrah Alince
Sempatiksair EmrahKayıt Tarihi : 18.07.2026 02:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!