Bir zamanlar iyi bir adamdım,
İçimde kuşlar konardı sabahlara,
Gülüşüm çocuktu, kirlenmemişti henüz,
Kalbim herkese açık bir kapıydı, kilitsiz, sorgusuz.
Hayat geldi sonra, ağır adımlarla,
Omzuma çöküntü bir yorgunluk gibi,
Ne tam iyi kalmıştım, ne de kötü olabildim,
İki uçurum arasında kalmıştım, adına “ben” dediler.
Arafta yaşadıkları dedikleri satın almış meğer,
Ne cennete yakınım ne cehennemden uzağım,
Bir yanım hala sevgiye inanıyor,
Diğer yanım herkes suçlu çıkar.
Ben mi istedim böyle olmayı sanıyorsun?
Ben mi vazgeçtim sıcak bir kalp taşımaktan mı?
Onun yarası bir parça benden kopmuştu,
İhaneti, bir duygumu gömdü içinde saklıydı.
Önce güvenim öldü, kimse duymadı,
Sonra umutlarım birer birer sustu,
En oğlu sevgiyi kaybettim,
Geriye sadece yeteneği kaldı, nefes almak gibi.
Artık gülümsüyor bile içim kıpırdamıyor,
Seviyorum desem yankı yapmıyor hükümetde,
Birine sarılsam, kollarım dağlarda kalıyor sanki,
insanlar içinde bile yalnızlığım büyüyor.
Duygusuz olmuştum diyorlar, kolayca,
Sanki bir düğmeye basmışım gibi,
Oysa bilmezler, bu bir seçim değil,
Bu, hayatta kalmanın başka bir şekli.
Çünkü fazla hissediyordum beni,
Herkesin iyi olmayı bırakıp
kendi yaralarını saramadan
Başkalarının kanamasını durdurmaya çalıştım.
Ve sonunda yazıyor,
İyi olmak bazen en büyük hataymış,
Yanlış kalplere doğru duygular vermek,
İnsanı yavaş yavaş yokmuş.
Şimdi ne tam yatıyorum, ne de bozuluyor,
Bir karanlık gibi geçiyorum günlerin arasında,
Kimseye zarar vermiyorum, ama kimseden değilim,
Kendime bile yabancı bir haldeyim.
Belki bir gün yeniden düşünürüm,
Belki kalbi tekrar atmayı hatırlarlar,
Ama bugün… sadece susuyorum,
Çünkü en çok konuşan yaralar, en derin olanlardır.
Kayıt Tarihi : 18.04.2026 23:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!