Yıllarca uyuyan o gizli koru,
Tutuşturdu bende bu ağır soru.
İçimde parlayan Akdeniz zoru,
Senin o hoyratça vuruşundandır!
"Nasılsın" diyerek sordun ya teni,
Yataklara düşen o dertli beni...
Bu sinsi ateşin yakışı seni,
Sana hakkımı helal etmeyişimdendir!
Tabibim derdime bir teşhis koydu,
Bu sızının adı "Ateş"ti, buydu.
Şifası dağdaki o gizli suydu;
O narin çiçeğin duruşundandır!
Adım Çiğdem benim, ilacım Çiğdem,
Senden gelen dertle sarardı çehrem.
Kendi özüm ile sarıldı yarem;
Bu şifa, o bağın kopuşundandır!
Ne sitem eylerim ne de dönerim,
Kendi ateşimde kendim sönerim.
Sen sahte dünyanda kal derim;
Bu gidiş, o tahtın yıkılışındandır
Kayıt Tarihi : 27.05.2026 16:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!