Akşam üstü...
Güneş,göğün yorgun omuzlarından
sessizce iner ufka.
Sanki bütün günün telaşı,
bir avuç kızıllığın içine bırakılmıştır.
Sıradan bir "merhaba ben ........ " ile başladı her şey,
Ne fırtına vardı ne de gökyüzünde bir işaret.
Kim bilebilirdi ki bir yabancının sesi,
Kalbime yazılacak en uzun şiire davet.
Aylar geçti...
Aşk, hırçın bir denizdir;
Kıyısına vuran her dalga,
"Benim ol." diye bağırır.
Sevgi ise sessiz bir kıyıdır;
Dalgayı zincire vurmaz,
BAYRAĞIMIN GÖLGESİ
Bir bez değildir dalgalanan göklerde,
Şehidin son duasıdır her renginde.
Alı,toprağa düşen yiğidin kanıdır,
Ayyıldızı,milletimin sönmez andıdır.
Ardımda bıraktığım izlere bakma,
ben giderken kendimi de topladım.
Çok sevdim, inkâr etmiyorum,
ama sevgim kadar gururum da var benim.
Bazı insanlar vardır…
Konuşmaya başladığında hayatın akışı biraz değişir gibi olur.
Bir cümle gelir, küçük bir gülümseme bırakır.
Bir “nasılsın” bile sıradan değildir bir süre.
Sonra bir sessizlik girer araya.
Başta fark etmezsin.
Ben Buyum
Ben, fırtınalarla konuşmayı öğrenmiş bir kadınım.
Sessizliğim yenilgi değil, karakterimin sesidir.
Kimseye tutunmadan yürüdüm yollarımı,
Kendi gölgem bile benden izin alarak yürüdü.
Bilirim...
Bir gün bütün yollar yorulacak,
Bütün susuşlar konuşacak.
Ve sen,geç kaldığın her mevsimi
Gözlerimin kıyısında bulacaksın.
Aynı şehrin insanı bile olamadık.
Haritalar aramıza yollar değil,
mevsimler koydu.
Belki toplamda beş saat bile
aynı havayı solumadık;
ama geceler boyu konuşup
Ne sen "gel" dedin bana, ne ben "kal" diyebildim,
İkimiz de gururumuzun elinden tutup yürüdük;
Ama ayrılığı hiçbirimiz sevemedik...
Dayanamadım...
Sevgi vardı aramızda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!