Eksik yanlarım var benim,
Annesi eksik cümleler gibi yarım.
İçimde kırgınlıklar birikmiş taş taş,
adı konmamış acılarım var.
Eksik yanlarım var, say say bitmez
İçimin en derin yerlerini verdim sana, anlatırken dinledin güya,
Meğer pasif, vasatmışsın; sözlerin de çıkmış rüya.
Boşuna dökmüşüm geçmişten kalan bütün anılarımı,
Eski kiracısını özleyen ev sahipleri gibi yarım kalmış duygularımı.
Bilseydim bu kadar korkak,bu kadar el emrinde yaşadığını,
Şehrimin sokaklarına bile yazmazdım adını.
Mutluluk sandığım kadar uzak değilmiş,
bir şehrin ışıklarında, deniz kıyısında ya da güzel manzaralarda saklanmıyormuş.
Aynı yolda yürürsün,
yanında doğru insan varsa bahar olur;
yanlış insan varsa en güneşli gün bile üşütür.
Beni sevmedi belki,
sevseydi başkalarının sesi kendi kalbinin önüne geçmezdi.
Bir çift söze bıraktı bizi,
kurduğum onca hayali bir yabancının fikrine değişti.
On yaşımda sustu evimizin en sıcak sesi,
annem gitti; çocukluğum da peşinden.
O günden sonra büyümek yaş almak değildi bende,
eksik kalmayı öğrenmekti.
İlahî Bir Eksiklik
Ben seni istemedim...
Sana ait bir hayat da istemedim.
Ne sofrana oturmayı,
Ne soyadını taşımayı,
Pistantrofobi
Şimdi soruyorlar bana:
"Neden evlenmedin hâlâ?"
Nasıl anlatayım onlara;
Ben yalnız kalmayı değil,
Herkes romantizmi
loş ışıklarda arıyor,
masalara bırakılmış güllerde,
ezberlenmiş güzel sözlerde...
Aslında şiirler kadınların saçlarına yazılırdı.
Rüzgârın okşadığı siyahına, güneşin öptüğü kumralına,
omuzlarına dökülen her teline...
Ben ise senin saçlarına düşen beyazlara yazıyorum.
Çünkü onlar bana geçen yılları değil,
Senden Sonra
Gidişin bir kapının kapanışı değildi,
bir mevsim içimde kaldı.
Hâlâ aynı gökyüzüne bakıyorum,
ama hiçbir akşam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!