O, mahallenin delikanlısıydı
Bölge ondan sorulurdu
Bir imajı vardı
Önünde el pençe durulurdu
Önceleri başında bir sarık vardı
Bir ağacın gölgesine yaslanmış
Çoban
Çalıyor kavalını
Koyunlara değil
Yüreklere sesleniyor
Delikli kavaldan
Deneme sınavı gibidir hayat
Her merhalesi imtihan
Mücadele yoksa içinde
Her nefesi birer ziyan
Döküldü; şiirlerde kelimeler
Gökyüzü delindi; sanki
Efendi oldu; cariyeler
Hayati denge hani
Ayakkabılarım demirden
Her ne kadar vefasızlığımdan, düşmüş olsam da çaptan
Ben aşkın bayrağını taşıyan, umutlu müzmin kaptan
Bulmak uğrunda seni, gemimi çıkartırım girdaptan
Alabora olsa da yüreğimden öte, denizaşırı sevdalar
Bende mi bir hal var, yoksa neden küskün sevdalar
Buranın havası farklı
Denizdeki serinlik, ürpertir insanı
Rüzgarında yosun kokusu saklı
Başka boyutlara götürür, insanı
Karşımızda sisli İmralı
Çöl kumlarını kızdırmıştı; güneş
Yalazı çarpıyordu; yüzlere
Sıcaklık tavan yapmıştı
İhtiyaç vardı; baharlı güzlere
Deve üzerinde, çöldeki iki kişi
Bir çöp arabası
Şehirde gezinen
Kimsenin yaklaşmak istemediği
Kokudan yanına gidemediği
Bir çöp arabası
Şurada bir kutu var
Sokakta değil
Kapının önünde değil
Posta kutusu da değil
Çöp kutusu da
Müslümanın en büyük günüdür; Cuma
Namaz anlamında haftada bir kılınır, Cuma
Kılınmıyorsa eğer hala, baş gömülsün kuma
Haftanın beşinci günüdür, Cuma
Sevapların en bol olduğudur; Cuma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!