Saltanat kayığından iner gibi sahile
Dalgaların saydam kolları üzerinde uyandım
Ve meleklerin selamı fısıldandı; kulaklarıma
Hoş bir mahmurla kalktım; yatağımdan
Serin suları çarptım; yüzüme
Tehlikeli oyundur, rulet
Bir anda değişir suret
Ortada bir tabanca
Masanın üzerinde
Ve 6 adam masanın etrafında
Gözler o nesneye odaklanmış
Ağlıyor, küçük Rümeysa
Kanlı bedenini görenlerin yüreğini
Dağlıyor, Rümeysa
O, babasını yitirmiş, sebebini bilmeden
Gelecek endişesi var, öteleri görmeden
Ne olursun, yeter
Rüyalarımdan çık
Değişiklik istiyorum
Görünme artık
Kalbimi sana açamıyorum
Ne varsa acılarımdan toplayıp yaptım
Paket
Postaya verdim, eline alınca hepsini
Pak et
Hepsi birer anı olarak kaldı; hafızamda
Kollarımızı birbirimize dolardık da; gezerdik
Bir yandan Sezen'den şarkı mırıldanırdık
Vokal yapardı ikimize, sahil kuşları ve deniz
Kıyı bankında ellerini saçlarıma dolardın
Çok hoşuma gittiğini söylerdim; sana
Koşarken ağır aksak umutlarla, yarınlara
Ölüm bekliyor belki, karşı duvarın ardında
İpi göğüslemek korkutuyor aslında
Göğüs kafesinin, her yalpa yapışında
Ölümün arada bir göz kırpışında
Sevda dağıtan bir gezginim
Ta eski çağlardan bu yana
Kötülüklerle savaşmaktır; işim
Pandora'dır; güzel eşim
Kelebek hafifliğinde umutlar
Güzel olanı, kökünden koparma
Anı defterinin arasına kotarma
Günlerdir kurutup, soldurma
Göz yaşını akıtıp, acı doldurma
Para
Darlığı yara
Sevindirir ara ara
Coşturur zamparayı
Ardından atar zımparayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!