Şimşek çakıyordu; gökyüzünde
Ve yıldırımın ateşli uçları değiyordu; şehre
Kararmıştı; bulutlar
Kara haber getirir gibi
Belli etmişti; kendi
Alacaktı; intikamını kesin
Şiddetle sürerken Kurtuluş Savaşı, kış günü
Bugünü önemliydi vatanın, değildi dünü
Cephelerde yaşanırken, şehitlik düğünü
Hazırlamıştı kağnısını soğukta, Şerife Bacı
Sırtında çocuğu, kağnısı cephane ile dolu
Selçuklular Asya'da, Oğuzların boyundan
Oğuzların ise kahraman Kınık soyundan
Selçuk Beyle çıktı tarihe; savaşta ki oyundan
Üç yüzyıl kadar hüküm sürdü; Selçuklular
Anadolu'ya dek yayıldı; Büyük Selçuklu Devleti
Farkı fark etmek için, fark ister
Beni fark ederek, farkını göster
Uzaklara bir an önce vuruver neşter
Yakınında görmüyorsan, sen bilirsin
Yabancı gibi davranıp, için kanıyorsa
Mezarına bıraktığım çiçekler
Toprağın üstünde, solup gidiyor
Ne hayatmış meğer, seninle yaşadığım
Dertler bile hafifmiş, birlikte taşıdığım
Asıl fırtına, öncesi değilmiş
Rüzgâra bıraksan da hayatının külünü
Boş yere suçlama, dönen rüzgârgülünü
O da rüzgâra bırakmış, dört taraflı yönünü
Özgürlüğün tadını çıkarıyor, rüzgârgülü
Bir fırıldak misali, döner durur her yana
Çalışıyordu; zaman
Şimdi, durdu
Ömür damlası düştü; yere
Ve bir el saati kurdu
O şimdi, kolumda
Dünya satrançtan bir tahta
Oyunu kuran kim
Piyonlar ön safta
Atları süren kim
Ana renkler, bölünmüş karelere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!