Sevda dağıtan bir gezginim
Ta eski çağlardan bu yana
Kötülüklerle savaşmaktır; işim
Pandora'dır; güzel eşim
Kelebek hafifliğinde umutlar
Güzel olanı, kökünden koparma
Anı defterinin arasına kotarma
Günlerdir kurutup, soldurma
Göz yaşını akıtıp, acı doldurma
Para
Darlığı yara
Sevindirir ara ara
Coşturur zamparayı
Ardından atar zımparayı
Mavi atlasın göbeğinde saklı
İki ahulu Maoi
Rano Raraku’nun küllerinden doğdu
O
Selam durdu mavi gizeme
Bir sahne ki ortada
Çıkıldığında nefes atımları artar
Seyirci gözlemcidir
Oyuncuyu tartar
Hüzün anları
Mimikler
Bir can indi; hayat sahnesine
Beyazdı; elbisesinin tonu
Tuttu adamın elini, perde önünde
Anlamıştı; bu, oyunun sonu
O Yeşil Parti'nin adayı, adı gelir doğadan
Dereden boşaltır suyu, kirli kovadan
Bet bereket olur mu, çatışmalı yuvadan
'Oyunuzu bana verin' diyor yeşilin adayı
Eller öpülür, dalkavukça seçimde
Arı övünür, yaptığı balla
Ağaç övünür, taşıdığı dalla
İnsan övünür, çoğalttığı malla
Ecel de övünür, yolladığı salla
Gecenin kucağında rüzgâr
Yalçın kayaları yalıyor
İpini gevşetti ecelin Azrail
Kuytu sinelere salıyor
Sinede yuva yapmış saydam tin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!