Ben bir yorgun dervişim,
Dar dehlize girmişim,
Gönül verip sevmişim,
'Hu' deyip düşünmeyi.
Seccadem var gerçekten,
Dervişliği bilene
Yüreğim feda olsun.
Derviş gibi sevene
Yüreğim feda olsun.
Dil çok kolay döndümü,
Gözlerinin parıltısını arıyorum yıldızlarda,
Denizlerde ıslak saçlarının kokusunu,
Yapraklar altında yüzünün gölgelenmesini,
Körpe ayaklarının izlerini kumsalda,
Gülleri kıskandıran kokunu
Rüzgarda.
Ben seni deli gibi değil,
Akıllı gibi seviyorum.
Güvendiği dağlara kar yağmış bir insan gibi,
Kolları kırılıp yel içinde kalmış,
Yapraklarca sararmış
Bir insan gibi seviyorum
Anımsıyor musun, karakış içindeki baharımızı?
Lapa lapa yağan karlar altında bir sen, bir ben,
Avuçlarımızda beyaza kesmiş bir karakış,
Yüreklerimizde birbirine sevgi, saygı, alkış.
Bilcümle ağaçlar beyaz,
Bilcümle damlar beyaz,
Dün gece rüyamda nasıl mutluydum,
Ne çorbalar gördüm, eyleşti gitti.
Mercimek, tarhana, şehriye, ezo
Kaseler içinde söyleşti gitti.
Çoban salatalar cacık yanında,
Denizde yelken açmış gibiyim ufuklara,
rüzgarlara kapılmış gidiyorum pupa yelken,
vakit geç olmuş veya erken
umurumda bile değil son günlerimde,
bir büyük karasevdanın ateşidir yanar durur yüreğimde.
Ne yana gidersem gideyim, önemi yok;
Yine geldim kapına anam-babam
Yaralı yüreğimle, bir garip gönlümle,
Örselenmiş ayaklarımla, paralanmış ellerimle,
Senden aş istemiyorum,
Ekmek istemiyorum,
Ben karasevdan için soyunmuşum yoksulluğa,
Sözümüzü çiğnemek
Yok yok yok yok, yok yok yok.
Yeminden geri dönmek
Yok yok yok yok, yok yok yok.
Bitmeyen türkümüzü,
Yıldıramazsınız beni çilelerim…
Yıldıramazsınız beni acılarım…
Ayrılıklarım, elemlerim, yıldıramazsınız beni…
Ben Kaf Dağları ‘nı aşıyorum aşkımın eşref saatlerinde,
Vurup vurup ötelerine geçiyorum Gayya Kuyuları ‘nın,
Denizleri aşıyorum çöllerde eskimiş ayaklarımla,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!