Oynama yanımda sabah sabah,
Oynama çocukluğum…
Kapılardan-bacalardan çağırıp durma beni gençliğim…
Anımsamaya çalışıyor, anımsayamıyorum;
Siz kimsiniz? ..
Bırakın beni yaşlılığımda bir başıma,
Allah ‘ım var, Kitap ‘ım var,
Dinim var, imanım var,
Bedenim, canım, ruhum, gönlüm, sevgim var,
Bir Sen ‘im yok.
Hem de öylesine yok ki;
Ele-avuca düşmüşüm Sen ‘sizlikten,
Razı oldum, baş eğdim
Senin hatırın için.
Yıllarca yol bekledim
Senin hatırın için.
Çile çektim, dertlendim,
Ben martıların martı olduğunu seninle biliyorum,
Kuşların uçtuğunu, denizlerin dalgalandığını,
Mehtabın sularda tatlı tatlı yıkanabildiğini,
Seninle biliyorum yosunların koktuğunu yosun yosun,
Islak taşların parıltısını seninle tanıyorum,
Sensiz ne kadar cahil olduğumu söyleyemem;
Neyleyim bomboş yüreği, bomboş kalbi,
Seninle dolu olmayan kalbi neyleyim?
Meğer ki; seninle dola bedenim, ruhum,
Mutluluğu böyle bulurum,
Kimseler beni bomboş sanamaz, bakıp da ellerime,
Sen zerre zerre işledikten sonra
Sazımız düzenlendi,
Sesimiz ezanlandı,
Çağımız hazanlandı,
Sen dahi gelir misin?
Takıl gel ardımıza,
Seni niçin kuşlardan sorayım?
Rüzgarlardan, bulutlardan, aüaçlardan,
Denizlerden, gemilerden, kumsallardan,
Martılardan niçin sorayım?
Kuşlar ne bilsin senin nerelerde olduğunu?
Rüzgarlar, bulutlar, ağaçlar, denizler,
Yine sensiz oturdum denize bakan yamaca,
Yine sensiz izledim güneşin batışını,
Gözlerimin yaşı gibiydi deniz,
Mahmur dalgalar hüznüm gibi,
Yüreğim gibi kanayıp durdu gurub,
Kalbime saplanan hançer misali saplandı güneş sulara,
Uçsuz-bucaksız bir çöl gibi sensizlik,
Ne içimi sevinçle dolduracak bir gölge parçası,
Ne umutlarımı yeşertecek bir yapraklı dal,
Ne bir kurtuluş kapısı; uzaklarda beliren,
Ne bir yağmur damlası; çöle inen.
Bir ben, bir çöl, b,r kumlar…
Sensizlik ne zor şey, biliyor musun?
Aydınlık kalmıyor koca göklerde.
İstersen zenginden daha zengin ol
Bir sen kalıyorsun kendi elinde.
Bakarsın odalar, avlular bomboş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!