Her güne başlayışta mutluluk arıyorum,
Gözlerim önce seni görebilmek istiyor.
Sen olunca hayattan çok lezzet alıyorum,
Mutsuzluklar karşımda birer birer eriyor.
Sensiz her bir dakika bana beş-on yıl gibi,
Sevdim seni delice,
Hem de güzdüz ve gece,
Söyleyeyim gizlice
Aşkımı kulağına.
Sen sanki menekşesin,
Yaşam devam eder mi sanıyorsun, sen olmayınca,
Ayni sular mı akar acaba, ayni köprülerin altından,
Reçine mi kokar çamlar eskisi gibi,
Eski yosun kokusu mu yükselir bir yeni denizden,
Eski omuzlara yeni yağmurlar mı çiseler,
Sen olmayınca sürer gider mi rüzgarların dilinde
Seni sevmek bağda uyumak gibi,
Bir çam ormanında solumak gibi,
Sesin çağıldıyor rüzgar içinde
Yüksekten dökülen bir ırmak gibi.
Seni sevmek benim her günkü işim,
Uyuyorsun aynen melekler gibi,
Düşlere sığınan bebekler gibi,
Saçların yastıkta ipekler gibi,
Seni seyretmeye doymam, doyamam.
Gül pembesi bir renk sarmış tenini,
Olanak mı vardır seni unutabilmeme?
Dikilmişsin gönlüme Çanakkale Abidesi gibi,
Süleymaniye gibi görkemler içindesin,
Selimiye gibi incelikler,
Fırat gibi güzellikler,
Çukurova gibi bereketler,
Yağmurun damlaları mı, yoksa sen misin
Bu kırık-dökük camlarıma vuran?
Nahar rüzgarı mıdır duvarlarımı okşayan,
Yoksa sen misin?
Açmışım sana ardına kadar kapılarımı,
Girmez misin?
Seni Kaf Dağı ‘nın arkasında arıyorum perilerle,
Saba Melikesi Belkis ‘le arıyorum
Babil ‘in Asma Bahçeleri ‘nde,
Eti, Kalde, Asur, Sümer, Akat topraklarında,
Tendürek, Nemrud, Süphan Dağları ‘nda,
Fırat ‘ın, Dicle ‘nin sularında arıyorum,
Her an, her saniye yakınındayım,
Zaten istesem de uzak olamam.
Bırak da hep böyle yakın olayım,
Sevdimmi severim, oyalanamam.
İster gece olsun, yol ise uzun,
Seni sevmeden önce,
Taştan olduklarını bilmezdim kuştüyü yastıkların,
Bilmezdim yatakların iğneli fıçılara benzediğini,
Yorganın gavur ölüsünden ağır olduğunu,
Gecelerin birer azap,
Birer işkence olduklarını uykuların.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!