Ne olurdu, bu kadar güçlü olmasaydı belleğim,
Unutabilseydim seni, gördüğümün ertesi günü,
Unutabilseydim birlikte gezdiğimiz yerleri,
Ne o çiseleyen yağmuru anımsasaydım,
Ne o yaprakları okşayan rüzgarı,
Elinin elimdeki sıcaklığını unutabilseydim,
Geceler çok uzun, sabah çok uzak,
Uyuma erenler, sırdan konuşak.
Göz gözü görmeyen bir karanlıkta
Göğü kamaştıran nurdan konuşak.
Yaratan yaratmış sağlam yapıyı,
Yüzün aynadan parlak,
Şıngır mıngır şıngırdak,
Omuzların yuvarlak,
Şıngır mıngır şıngırdak,
Eğil durgun göle bak,
Kim arar, kim sorar benim gibi garibi?
Kim bekler akşam karanlıklarında yollarını,
Kim bir yudum sevgi besler,
Kim merak eder çektiği çileleri,
Sen bile arayıp sormadıktan sonra
Bildim bileli.
Uzat dudağını, bak öper miyim?
Denemek parayla pullarla değil.
Ver gönlünü bana, bak sever miyim?
Sevmek yürekledir, kollarla değil.
Hıçkırsam; titreşir dallarda yaprak,
Adı ‘Öğretmen’ dir, belli,
Şeytan bunun neresinde?
Aylığı tam üçyüzelli,
Şeytan bunun neresinde?
Deve yesen; ‘Yedin’ Demez,
Ne sen usanırsın bana azap etmekten,
Ne ben seni sevmekten usanırım
Köprülerin altından nice bir sular aktığı halde,
Nice bir yapraklar döktüğü halde ömrümüz.
Zira; sen azap etmekten,
Ben de sevmekten vazgeçersek;
Sen cömert uykuların rahatlığında,
Ben dikenli yastıklar üzerinde.
Yat yatabildiğince, yatamayanlara inat,
Şımarık bebekler elbette ki yata yata büyür,
Senin düşlerinde İrem Bağları,
Benimkilerde iğneli fıçılar
Sesini duyamamak nasıl bir ızdırap, biliyor musun?
Seni duyamamak, dinleyememek,
Kendini kaldırıp bırakamamak rüzgarın kucağına,
Uyuyamamak, dünyayı elinin tersiyle bir yana itip,
Düşlere dalamamak bir masal ülkesine dalarcasına,
Kırık bir plak gibi sesine takılamamak,
Beni bana bırakma; mahvolurum,
Şöyle bir eli-ayağı düzgün düşünemem,
Bakarım; baktığımı göremem,
Dinlerim; dinlediğimi duyamam,
Söylerim; ne söylediğimi bilemem,
Geri gelmek için birkaç adım öteye gitmem gerekse;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!