Bir bulsam kaderimi, oturtacağım karşıma,
Sigaya çekeceğim Münkir ‘le Nekir gibi,
Ne istediğini soracağım bencileyin garipten,
Beni neden kahrettiğini soracağım
Ve ellerimi koyacağım yanan şakaklarıma,
Dinleyeceğim ta ahır zamana kadar,
Ahmet İsmailoğlu çok ünlü bir tacirdi,
Bu ülkeye yerleşmiş eski bir muhacirdi.
Kopmuşlardı Balkan ‘ın deresinden, düzünden,
Bir tek kurşun atmadan, salt bir domuz yüzünden.
Domuzlar müslümana hem murdardır, hem haram,
Kafir ise gösterir domuza bin ihtiram.
Ne ağır sorumluluk
Şu dişi köpeğin sorumluluğu…
Tamı tamına tam beş morarmış meme, karnının altında,
Kendisi bir deri, bir kemik,
Bir köpeği bile düşünmekten nasibi olmayanlar
Kapalı çöp kutularıyla
Bu akşam kapıyı çaldı birisi
Ne gözü doymayan inekler varmış.
Açtım ki; bir garip, bir genç irisi,
Ne gözü doymayan inekler varmış.
Tanrı misafiri reddedilir mi?
Bu gece seni dinledim sabahlara kadar
Bir yaşlı havuzun mermer fıskiyesinde,
Testekerlek bir ay altında.
Sular seni anlattı durdu,
Duru sular, körpe sular, kibar sular.
Yormadan, üzmeden anlatan
Sen benim yeni sevdalandığım değilsin;
Yaratılış ‘ta sevdalandığım sensin, sen,
Tanrı önce beni yaratmıştı yerin çamurundan,
Sonra beklemişti biraz kurumamı
Burnuma kendi ruhundan üfleyene dek,
Sabırsızlığımı hoş görüp izin verdi canlanmama
Çağın önemi yok, akıl bedende,
Kimi buna rağmen kasaya tapar.
Tek Allah var iken koca evrende
Kimi çarmıhtaki İsa 'ya tapar.
Kimi dinsizliği silah edinmiş,
Deniz yine seni andırıyor bu akşam,
Yakamozlar içinde kalmış kararan sular,
Suların eli yine yaralı yüreğimde kanlı kanlı,
Uykuya dalmış birer martı çığlıklarım dudaklarımda,
Sağ yanağım sol yanağıma inen şamarlara açık,
Geçmişteki eski yerimizde
Selam sana anam-babam, selam sana,
Ben sevda bağbanıyım, geldim işte ta pencerene,
Sana turfandalarımı getirdim karasevda bağlarımdan,
Bir ömür boyu gözyaşlarımla suladığım turfandalarımı,
Çapa çapa çapaladığım, yürek yürek budadığım,
Elvan elvan renk verdiğim turfandalarımı,
Bunlar çam kokusu değil, senin kokun,
Dalga dalga, buram buram alınmış saçlarından,
Bunlar sedefin rengi değil, senin rengin,
Yüzünden, ellerinden, tırnaklarından nişane,
Gerçekte benim aradığım sensin, anam-babam,
Ötesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!