Derdim bir değil ki razı olayım,
Dilime gelenle gelmeyen başka.
Ben derde dermanı nerden bulayım,
Halimi bilenle bilmeyen başka.
Ne bir selam verir, ne bir gülümser,
Hayalini bu sabah günün ışıklarıyla sarıp sarmaladım,
Körpe bir sıcaklık yaydım yayabildiğimce yüzüne,
Buharlarla nemlendirdim saçlarını,
Bahar kokularıyla taradım,
Yüreğim eline tutsak düştü bir kere daha,
Kurtaramadım.
Bir bulsam kaderimi, oturtacağım karşıma,
Sigaya çekeceğim Münkir ‘le Nekir gibi,
Ne istediğini soracağım bencileyin garipten,
Beni neden kahrettiğini soracağım
Ve ellerimi koyacağım yanan şakaklarıma,
Dinleyeceğim ta ahır zamana kadar,
Sen benim yeni sevdalandığım değilsin;
Yaratılış ‘ta sevdalandığım sensin, sen,
Tanrı önce beni yaratmıştı yerin çamurundan,
Sonra beklemişti biraz kurumamı
Burnuma kendi ruhundan üfleyene dek,
Sabırsızlığımı hoş görüp izin verdi canlanmama
Çağın önemi yok, akıl bedende,
Kimi buna rağmen kasaya tapar.
Tek Allah var iken koca evrende
Kimi çarmıhtaki İsa 'ya tapar.
Kimi dinsizliği silah edinmiş,
Taş doğursaydı anam, beni doğuracağına;
Ben yine seni bilir, seni severdim,
Dayanırdım kahrına taş gibi, anam-babam,
Uğrunda taş taş olurdum,
Aldırış bile etmezdim attığın taşlara,
Varsın bedenim virane olsun,
Sana yakışmayan tek şey ızdırap,
Muzdarip olunca çok soluyorsun.
Betin-benzin uçuk, gözlerin harap,
Sinip sığınacak yer arıyorsun.
Ne gül umurunda ne de karanfil,
Karasevdaya tek başına düşülür anam babam,
Tıpkı son bir adımını bir karanlık uçuruma atmışsın gibi,
Yoluna bir okyanus çıkmışcasına, bir bilmediğin yerde,
Tıpkı idam sehpasına gider gibi tek başına,
Tıpkı çarmıhlara gerilircesine,
Karasevdaya tek başına düşülür anam babam,
Hasret ettin uykulara,
Hasret ettin aşa beni.
Çektiğimi bilmek için
Tek bir kere yaşa beni.
Saçlarını sevdim diye,
Senden öte ne amacım var
Bu dünyada,
Senden öte ne derdim?
Ekmekse; yiyecek bir dilim ekmeğim var,
İçecekse; bir kaşık ayran aşım,
Senden gayrı her şeyde dertsiz başım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!