Sarraf olsam altın peşinde olurdum,
Avcı olsam av peşinde,
Balıkçı olsam balık peşinde,
Bense; gündüz gerçeğimde, gece düşümde
Bir senin peşindeyim dur durak bilmeksizin,
Zira, ben yalın sevgiyi arıyorum,
Alooo hanım… Benim ben… Arıyorum çarşıdan,
Boş fileyle ben eve yollandım geliyorum.
Zaten anlayacaksın çalan İzmir Marşı ‘ndan,
APS mektup gibi pullandım geliyorum.
Etlere göz atınca içim tutuşup yandı,
Aklından olmaz da ne olur, sana sevdalanan?
Hangi küstah yürek dayanabilir karasevdaya?
Hangi beden bu acılara,
Ömür boyu sürüp giden elemlere,
Açlığa, uykusuzluğa, mutsuzluğa,
Aralıksız konuşup durmasına renklerin,
Geriye dönmüşsün güya rüyamda,
Yüzünle ellerin kar gibi beyaz.
Hayalin dolaşır her an odamda,
Gelmiyorsan bile bari mektup yaz.
Sensiz geçen günler bana işkence,
Asla pişman değilim seni sevdiğim için,
Yine seni severim gelsem yine dünyaya.
Kendime minnettarım seni gördüğüm için,
Yine seni severim gelsem yine dünyaya.
Neden pişman olayım? Güzelliğin yerinde,
Geleceksen bugün gel, yarın belki geç olur,
Bir tek anlık gecikme bazan en büyük hata.
Ömür hep kısalırken beklemesi güç olur,
Gönlüm isyankar oldu her sabrıma adeta.
(ISLAK RÜZGARLAR isimli hece şiirlerinden > 27/100
Salıncaklar kurdum eskisi gibi,
Gel yine birlikte sallanalım, gel.
Her şey eskisinin aynisi gibi,
Gel eski günlere yollanalım, gel.
Feryat düğüm düğüm sanki dilimde,
Geri ver mektuplarla o ilk resimlerimi,
Geri ver acı-tatlı bütün hayallerimi,
Nasıl olsa sonu yok bu gidişin, bu aşkın,
Geri ver hem gönlümü, hem ruhumu, hem beni.
Ben sana resim değil, resimli can vermiştim,
Her gün dertte, çiledeyim
Gel de buna yaşamak de.
Bilmiyorum neredeyim
Gel de buna yaşamak de.
Yollar batak, çamur olmuş,
Yanıp bitip ölsem de
Geleceğin yok gibi.
Tesbih gibi çeksem de
Geleceğin yok gibi.
Bir ben kalsam evrende,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!