Senden öte ne amacım var
Bu dünyada,
Senden öte ne derdim?
Ekmekse; yiyecek bir dilim ekmeğim var,
İçecekse; bir kaşık ayran aşım,
Senden gayrı her şeyde dertsiz başım,
Dokun parmaklarınla usta bir ozan gibi
Yanan gönlümün tellerine,
Vur vurabildiğince, acıma ellerine,
Oradadır senin aradığın o yanık türkü,
Sen çalmana bak, yüreğim söylesin,
Çevresini bir karabulut gibi
Ben seni bir solmayan gül edinmiş
Takmışım yüreğimin yakasına,
Su verip beslemişim yüreğimin yangınıyla,
Canımı kanlar içinde bırakan dikenlerine aldırmamışım,
Gözlerim yaşlar içinde kalmış
Bir ömür boyu,
‘Kar mı yağdı, ne var? ’ ı kalmadı,
Gerçekten bembeyaz karlar yağdı şakaklarıma işte,
Düştüm sonbaharına bir yaşanmamış ömrün,
Sanki yalnız duygularım kalmış
Ayakta,
Sanki yalnız duygularımda
Sonbaharı çok severdin,
Sana kendi sonbaharımı sunuyorum kendi ellerimle,
Birkaç güne bile tahammülü kalmayan sonbaharımı;
Bilcümle yapraklarımı döktüm artık dallarımdan
Dallarımı varsın kırsın diye rüzgarlar,
Sonuncu sonbaharın yağmurlarına bıraktım
Balı arıya sorsunlar, acıları bana,
Saraylardan haberim yok, zindanları sorsunlar,
Yolu, yorgunluğu sorsunlar,
Ayrılığı, özlemi, çileleri ve garipliği sorsunlar,
Ben senin uğrunda düşmüşüm çıkmaz yollara,
Döner dururum bulunduğum yerde,
Ben yoksulum, öksüzüm,
Bir güneşsiz gündüdüm,
Cetvellerden dümdüzüm,
Bir sırlar meydanında.
Bedenler var, sanlar yok,
Geceler çok uzun, sabah çok uzak,
Uyuma erenler, sırdan konuşak.
Göz gözü görmeyen bir karanlıkta
Göğü kamaştıran nurdan konuşak.
Yaratan yaratmış sağlam yapıyı,
Yüzün aynadan parlak,
Şıngır mıngır şıngırdak,
Omuzların yuvarlak,
Şıngır mıngır şıngırdak,
Eğil durgun göle bak,
Kim arar, kim sorar benim gibi garibi?
Kim bekler akşam karanlıklarında yollarını,
Kim bir yudum sevgi besler,
Kim merak eder çektiği çileleri,
Sen bile arayıp sormadıktan sonra
Bildim bileli.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!