Ben bir başıma olduğumda, inan ki; üç başımayım:
Senden yana olan ben,
Benden yana olan ben
Ve sen.
Ondan öte Tanrı ‘nın hiçbir tek kulu,
Habire cebelleşip duruyoruz birbirimizle,
Bugün de bir, yarın da
Bu hasret diyarında.
Bir damla yaşın kalmış
Gözümün pınarında.
Çilelerim sendendir,
Bu akşam kapıyı çaldı birisi
Ne gözü doymayan inekler varmış.
Açtım ki; bir garip, bir genç irisi,
Ne gözü doymayan inekler varmış.
Tanrı misafiri reddedilir mi?
-1-
Hay 'lardan kazanmış da Huy 'lara vermemişti,
Hasan Tahsin Yıldırım kötü gün görmemişti.
Bilmiyordu dünyada bir denge olduğunu,
Kefeden eksilenin yerine konduğunu.
Sanıyordu hesaplar öte dünyanın işi,
Yine titreyişler içinde yaralı yüreğim,
Yine hep o yara ılgıt ılgıt kanayan,
Yaşlar içinde yine gözlerim,
Yüzüm, yanaklarım,
Yine döndürmeye başladı başımı karasevdam,
Kapandı yine kapılarım, pencerelerim yüzüme,
Karasevdan güneşi güneş yapan şey,
denizi deniz yapan,
suyu su yapan,
alkanlar içindeki gurubu kutsal bir tabloya çeviren,
rüzgara rüzgar, yağmura yağmur tadı veren şey.
Seni seversem esip gidebiliyorum rüzgarla,
Çalınca düdüğü böyle trenler
Sanıyorum yine uzaklardasın.
Korkuyorum dönmez çekip gidenler,
Çünkü hasret dolu dudaklardasın.
Bakınca çocuklar hep gülücükle,
İnce, uzun bir yolda değilim,
Gitmiyorum gündüz-gece,
Eskimiş bir tahta köprünün tam ortasındayım.
Geriye gidemem, menzil uzun,
Gözüm kesmez.
İleriye gidemem, yolum tükenir.
Sakın hiç kimseyi hafife alma;
Ummadığın taşlar ne başlar yarar.
Batacak sandalı ummana salma;
Ummadığın taşlar ne başlar yarar.
Kola her takılan kolçak değildir,
Çiçeklerimin rengi kalmamış,
Ballarımın, kaymaklarımın tadı,
Bulutlarımdaki güzellik
Ve güneşlerimin o eski yaldızı,
Mevsimlerimin ne kışları eskisi gibi,
Ne yazı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!