Gel bana; gözlerim doldu yaşlarla,
Yaralanmış kalbim çırpınışlarla,
Gel bana baharla, körpe kuşlarla,
Gel bana, gel bana, kavuşalım, gel.
Gel bana bir körpe tomurcuk gibi,
Gel bana güneşle, yağmurla gelme,
Çünkü gözyaşların gizli yağmurda.
Bekle, gözündeki yaşların dinsin,
Sen sonra yola çık, şimdilik dur da.
Ben seni çileler için sevmedim,
Konuşan dil oldunsa;
Seven gönül oldunsa;
Kalkmayan el oldunsa;
Gel benimle, gidelim.
Tanıyorsan böceği;
Seni sesliyorum Sur 'lar öttürüp
Kalk doğrul yerinden, nazlanarak gel.
Kederli yüzümü bir kez güldürüp
Kalk doğrul yerinden, nazlanarak gel.
Yıkıldı ocağım, bilmiyor musun?
Akılsız başım hep bereket, hep rahmet beklemiş
yüksek tepeleri öpen körpe sabahlardan,
gözlerim yola çıkmış her yolcuyla, sana doğru,
senin için kulaklarım hep kapılarda,
ruhum ne düzlük dinlemiş ne yokuş,
her gelen günü her geçen gün misali tüketmiş yüreğim,
Bu akıp giden su benim,
Sularıyla kayaları yalayan ırmak,
Kanatlarını sularda çırpıp duran kuş,
Bu yokolup gidiş,
Şu savruluş,
Şu bir an sonra bir anı olan zaman,
Allah guvat versin viteslerine,
O karton ecaba firen mi, gapdan?
Yarışa mı çıktın uçak yerine?
Bahdığın yerleri gören mi, gapdan?
Kontrol ettin mi, lastikler nasıl?
Gençliğe güvendim, yıllar götürdü,
Şansıma güvendim, sildi süpürdü,
Bir sevda gönlümü yedi bitirdi,
Şu garip başıma gelene bakın.
Böyle mi solarmış yediveren gül?
Bak nasıl tükendim hayallerinle,
Kaydı gökyüzünden yine yıldızım.
Eğil uzaklardan dokun elinle,
Geceler içinde yapayalnızım.
Rüzgar fısıldasa; sesin diyorum,
FRANSIZ
- 1 -
Fransız kendisinden başkasını beğenmez,
Yetenekli ulustur, “R” ye bir “Re” diyemez.
“Para” lar “Pağa” olur Fransızın dilinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!