Çiçek arıyı özüyle çağırır,
Yem balığı özüyle,
Toprak yağmuru kurumuş dudaklarıyla,
Tohum kuşu varlığıyla çağırır,
Ben de seni yüreğimle çağırıyorum.
Örselenmiş, yaralanmış yüreğimle,
Getirir mi sanıyorsun pişmanlıklar
O günleri geriye?
Dünyada her şey esip geçen bir rüzgar,
Avuçlasan; avuçlayamazsın, tutsan; tutamazsın,
Şarkılarımız ak köpüklü suların sırtında akıp gitti,
Bulamazsın.
Önemi kalmıyor mavi denizin
Sen benim yanımda bulunmayınca.
Önemi kalmıyor yazının, sözün
Sen benim yanımda bulunmayınca.
Zehirlerden acı herbir damla bal,
Kalbim seni sevdiyse
Bunda benim suçum ne?
Yürekten beğendiyse
Bunda benim suçum ne?
Her umudu sen verdin,
Binbir güzel vardı benim kapımda,
Bunların içinde ben seni sevdim,
İsimleri hala dudaklarımda,
Bunların içinde ben seni sevdim.
Kimisi yaşardı çiçek içinde,
Ey kirazlar…
Kime baka baka kızardınız?
Ey üzümler, kime baka baka karardınız?
Ey çınar, kimin için bu serin gölgeler?
Ey deniz, bu yakamozlar kimin için?
Ey mehtap, kimin için sulardasın?
Bu sabah güneş güneş girdin penceremden içeri,
Nurlara boğuldu değip dokunduğun her yer,
Işıktan taklar sıralandı pencerelerimden kapıma,
Hacet kapıları açıldı tavanımdan,
Nur fışkırdı saksıdan, çiçekten,
Hayallerimi ayıramaz olup gittim
Bana bir muhteşem şarkı söyle ki;
Bütün çilelere yas tutsun gönlüm.
Fısılda yağmurlu rüzgarlar gibi,
Geçmiş acıları unutsun gönlüm.
Neş 'rli şarkını sesinden duyup,
Bugün de sevgiler, saygılar sana
Ayaklarıma usulca kapanan bir sabah güneşiyle…
Uykudan uyanan körpe çiçeklerle,
Karasevdama sığınmış renklerle,
Bugün de sevgiler, saygılar sana
Hevenklerle.
Bugünki derdim
Bir kadın, ben yaşlarda, belki de benden yaşlı…
O ‘nu, apartmanımızın girişinde tanımıştım.
Biz üçüncü katta oturuyorduk. O, bir üst katımızdaki dört daireden birinde küçük bir kız çocuğuna bakıcılık yapıyordu.
Bakıcılığını yaptığı kız çocuğuyla; okuluna gitmek için apartman girişinde servisini beklerken karşılaşıyor ve “günaydın” laşıyorduk.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!