Gönül nasıl eridin,
Öldün öldün dirildin,
Yemin mi etmiş idin
Bu kadar aldan diye?
Değer bile vermedi,
Aynalarda seni görüyorum kendimi göreceğime,
Saçların benim kendi saçlarım,
Kaşların, gözlerin, benim kaşlarım, benim gözlerim,
Yanakların benim yanaklarım,
Dudakların benim dudaklarım,
Kirpiklerin benim kirpiklerim.
Islandı gözlerin yağmur altında,
Süzüldü gözyaşın yanağa doğru.
Aldırma; her çile biter, tükenir,
İner tebessümün dudağa doğru.
Gencecik ömrünü dertle tüketme,
Sakın ha yeltenme bana bakmaya;
Olur ki bakışın günah sayılır.
Devam et kalbimi böyle yakmaya,
Ettiğim her feryat bir ah sayılır.
Gülersen taş düşer sanki töreden,
Ben gülüme ok attım,
Örseledim, ufattım,
terk edip beni gitti,
Yüreğime arattım.
Gülüm bana gülerdi,
Güller serdim yoluna
Dönersin diye bana,
Günlerce yol gözledim
Gelmedin inadına.
Vuslatın adı güzel,
Onlara minnettarım, gücenme yağmurlara,
Ben seni çisil çisil yağmurlarla tanıdım.
Benziyordu damlalar saçında billurlara,
Yağmur olup saçına damla damla bağlandım.
Bulutlar geçiyordu parlak bir ay önünden,
Şarkımız dolaşıyor
Denizin sularında.
Geçmişimiz yaşıyor
Kumsal uykularında.
Gel yine söyleşelim,
Ah gençliğim…
Delikanlılığım…
Baro baro zamanım benim…
Böyle mi geçip gidecektin bir bahar seli gibi?
Böyle mi kayacaktın rüzgar gibi, avuçlarımdan?
Ben seni böyle mi arayacaktım
Hoş geldin gençliğim…
Buyur yanıbaşıma, başucuma…
Pürüzsüz yüzünle,
Kaytan bıyıklarınla,
Pırıl pırıl parlayan kapkara gözlerinle,
Kalrm gibi ince, uzun parmaklarınla,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!