Yalanlar gülücük haline gelmiş
Pembe dudakların tam uçlarında.
Yüreğim incinmiş ve örselenmiş
O küçük, o körpe avuçlarında.
Bakışı pusudur bakışlarıma,
Kabrime düştü ateş,
Ne el kaldı, ne de baş,
Ayrıldı yavaş yavaş
Et kemikten bir kere.
Derim kurudu, çekti,
Yıldızlarla dolu kubbelerim var gecelerimde;
Bir yanında ay durur,
Bir yanında Çoban Yıldızı,
Saraylarım var çamlardan sisli dağlarda,
Ulaklarım var gecekuşlarından,
Şarkıcılarım bülbüllerden.
Yine yaralandı yorgun yüreğim,
Kapandı kapılar yine yüzüme.
Devrildi sandalım, koptu küreğim,
Kapandı kapılar yine yüzüme.
Hayalin yükünü gözler çekiyor,
Kanama yüreğim, kanama,
sen onun umurunda bile değilsin,
o bir zulüm prensesi,
köşkü ateşlerden, sarayı hışımlardan yapılmış,
gaddarlıklar nöbet tutar kapılarında pürsilah,
çilelerimiz nimet niyetine sofrasında,
Kanayan bir yer var bu yüreğimde,
Halim harap oldu gözler önünde,
Belki bana doğru günün birinde
Gelirsen teselli bulur muyun ne.
Yüzüm hiç gülmedi, boşa uğraştım,
Düşüncelerim yine yollara düştü,
Yine ayaklarında demir çarık düşüncelerimin,
Yine ellerine demir değenek,
Acılarım yine arkalarında,
Yine gönülden yaralayanımı arıyorlar
Kışımda,
Nar nar oldu yüreğim,
Bölük bölük parça parça,
Yıllar gibi kanlar gibi kanlar içinde,
Çilelerle, hüzünlerle yoğruldu durdu,
Onu bir körpe bahar çiçeği gibi sana saklıyordum,
Dolu vurdu.
Söyler misin ne aradığını, anam-babam
Akıp giden suların ak köpüklerinde?
Ne arıyorsun filizlerinde körpe fidanların,
Suda parıldayan güneş ışıklarında,
Yapraklarla süslenmiş tahta köprülerde
Ve kaypak oluklarında somaki mermer pınarların?
Kalbim perperişan, gözlerim yorgun,
İstersen gülümse, istersen ağla.
Çilelerden yana kalmadı korkum,
İstersen gülümse, istersen ağla.
Tek bir bulut görsem sensin diyorum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!