Yoksul gönlüm kışın hüküm sürdüğü bir ülke,
beyaz karlarında çilelerimin ayak izleri,
hüzünlerimin
ve kederimin.
Çam dallarında bembeyaz karlara bürünmüş hayalin,
sanki telli-duvaklı
Ne desem bilmiyorum bana bu kaderi yazan kaleme,
Beni sana bir ömür hasret bırakan kaleme ne desem?
Başım alınyazımdan yana perişan,
Yüreğim dargın yıllar yılı alınyazıma,
Ne gökler bir tek gün kulak verdi,
Ne yerler bir kere aldırış etti
Kimi nağme edinmiş nağmesini tellerine,
Kimi mızrap edinmiş,
Kimi bir amansız dev edinmiş,
Kimi bir uzak diyar edinmiş,
Bir ben seni can edinmişim kendime,
Bir ben seni ruh edinmişim,
Olmaz her zaman rengi bu alemin pespembe,
Bazan gün ortasında kapkara zindan olur,
Sen salıyı beklerken vurup geçer perşembe,
Varlıklı sandıkların anadan üryan olur.
Yanarsın, üzülürsün geçip giden günlere,
Boyanmamalı kızıla bu gurub, seni anınca,
Yıkanmamalı güneş bu kızıl sularda,
Akşam inmemeli bir tül gibi denize göklerden,
Kanamamalı yüreğimdeki yara, atan nabızlarca,
Yorgun beden nasıl dayansın böylesi hüzünlere
Yıllarca?
Güvercinler gönderdim
Burdan sana günlerdir.
Tek güvercin görürsen
Bil ki; benden haberdir.
Aşka ilaç karetmez,
Yine gözümde güvercinleştin,
Yine akarsulaştın,
Yine bahçeleştin, çiçekleştin,
Güneş olup vurdun yapraklarım arasından çimenlere,
Yine yağmurlaştın pırıl pırıl güneş altında.
Sen benim dünya-ahret sevgilimsin
Pembe yanakların ıslandı yine,
Güzel gözlerdeki yaşlara yazık.
Ne ağla, kederlen, ne üzül, inle,
Boş yere çatılan kaşlara yazık.
Geçen tek günüm yok seni anmadan,
Kırpma gözlerini üstüste yine,
Güzel gözlerinde utanmalar var.
İmrenir ağzının güller rengine,
Körpe dudağında ne yanmalar var.
Saçların güneştir karageceye,
Günaydın yakınlarım; günaydın günümü paylaşanlar;
Günaydın acılarım; karamsarlıklarım,
Elemlerim, sorunlarım, gönül yaralarım günaydın,
Varolun, sağolun, beni ben yapanlar,
Benimle yatıp benimle kalkanlar
Dostlarım, gözümün yaşları, sızılarım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!