Gözlerinde fecrin körpe uykusu,
Saçların başının sırma puşusu,
Yüzünde rengi var yaz aylarının,
Teninde bir tatlı ıtır kokusu.
Uyu tatlı tatlı, fecire inat,
Birşeye peşinen inanan değil,
Arayan, tarayan, soran iyidir.
Menzili uzaktan seyreden kötü,
Ulaşıp yanına varan iyidir.
Küheylandan güçlü dizgini, gemi,
Islanan gözlerin sisler içinde,
Yeşil zümrütleri andırmaktadır.
Ürperen gönlümü büyüleyerek
Rengarenk düşlere daldırmaktadır.
Taze çimenlere yağmur yağar ya,
Hiçbir baltaya sap olamadıysam da ömrümde
hiç olmazsa sap olabildim bir karasevdaya.
Bu da bir buluntudur,
bu da bir nasiptir,
yüreği böğründe boş gezmektense.
Peki nedir evrende en güzel şey
Benim işim yücelerden yüceyle,
Fikirsizle, barbarlarla işim yok.
Ben sır için yola çıktım geceyle,
Baş kesecek serdarlarla işim yok.
Bir çobanım engin derya peşinde,
Görünme…
Görünmek istemiyorsan,
Gizlen gizlenebildiğince,
Ben seni nerde olsa bulurum,
Kapalı bir kapının, inmiş bir perdenin arkasında,
Bazen bir mermer havuzun tam ortasında,
Yine sisler bastı yemyeşil dağları,
Yine sisler içinden çıkı çıkıveriyor kuşlar,
Yine çimen ıslak, çiçek ıslak,
Yine üst üste atlamakta terliklerim,
Yine bardağımda yüzmekte çay yaprakları.
İşte tüm alametler yerli yerinde;
Önümde eski bir meyhane masası olsa;
Masamda bir şişe şarap,
Biraz öte-beri, bir-iki mum,
Nereden geldiği belli bile olmayan bir hüzünlü şarkı,
Biraz renk, biraz karanlık
Ve biraz da senin hayalin olsa;
Çaldım kaderin kapısını sabahlara kadar,
Utanıp açamadı, nicelerine açık duran kapısını,
Bakamadı pencerelerinin perdeleri arasından,
Ne kendisi dışarı çıkabildi, ne beni alabildi içeri,
Saklandı, sindi evinin en görünmez köşelerine,
Sanki beni senim uğruna süründürüp durdu da
İsyan etsem kadere; ne olur ki değişen?
Kadere boyun eğmek zaten olmuş kaderim.
Aşık olup menzile var mıdır ki erişen?
Kadere boyun eğmek zaten olmuş kaderim.
Bir yar sevdim, suçum bu, çile çektim ömrümce,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!