Hayalin mi çalındı, tükendi mi umudun,
Unutma ki her ölüm bambaşka bir doğumdur.
Yaprakların dökülür, sanmayasın kurudun
İçinde çürüyenler belki de bir tohumdur.
Sanma ki gözlerin aklımda benim
Unuttum ben ahu bakışlarını
Ne afra tafranı, çıkışlarını
Ne ardımızdan yaş döküşlerini
Tek bir hatıran yok saklımda benim.
Bir cazibe uğruna yakılmış bir meczubum
Bilmem hangi volkanın kucağında kor oldum
Ben aşıklar yurdunun sır ağına mensubum
Bir sır ki hiç olmaya ramak kaldı, yorgunum
Bir sır ki ben o sırrın siretine vurgunum
Dün görüyordum oysa bin asırlık kör oldum
Bir düş gibi rengini saklıyorsun geceden
Sustuğun her dakika hepimiz susuyoruz
Gecenin kalbine sen şüphe koydun inceden
Biz rüyayı gerçekten sıyırıp kusuyoruz
Biz Ateşin karanlık derdiyle üşüyoruz
Seni her gördüğümde
Büyür kaldırım taşları, devasa
Sıkışır yollar
Büyür içimdeki sancılar
Büyür kara yazgımın masum ifadesi
Seni her gördüğümde depreşir yeniden acılar
Boşa kürek çekme, yiğidim boşa
Yelkeni rüzgâra salıver gitsin!
Evliya mısın sen, veli mi, haşa!
Postunu, pazardan alıver gitsin!
Gözlerinde delirmiş dalgalar beliriyor
Kıyılarına sinmiş okyanus yılgınlığı
İçinde gemilerin rotasız, deliriyor
Korsanların, koynunda pervasız çılgınlığı
Kokun yanı başımda, gözlerin uzaklarda
Bir serçe kanadının hayaline kapıldı
Yusufçuk uçmayı da biliyordu üstelik
Büyüdü günden güne gönlündeki incelik
Çarkıfelek döndükçe bam teline kapıldı
Belki de aşk adının hayaline kapıldı
Ne bağ tanır ne çiçek yusufçuk yabanidir
Kalbini parçalamış gezdiği iniş-yokuş
Sükuta altın deyip lal olmuştu hanidir
Gözyaşına karışıp uçuşan onlarca kuş
Kanadına serpilen umutlar insanidir.
Annem gibi kokuyor gülüşlerin ey zaman
Bir kurşun suretinde ömrümden geçiyorsun
Sen güldükçe yakıyor gülüşlerin ey zaman
Bazen tanımıyorsun önümden geçiyorsun
Adını bilmediğim yaralar açıyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!