Haftanın her bir günü kırılan bir kalp oldum
Yorgun pazartesiler biriktirdim sevgili
Söndürdüm gökyüzünde her gece bir kandili
Her seher bir denizin rüzgarıyla savruldum.
Yorgun pazartesiler biriktirdim sevgili
Cümle dil ucumda kelime noksan
Nokta koyacağım yer belli değil
Ecnebi üslupta tanıdık aksan
Genç konuşur ne der belli değil
Hangi iplikçiden aldık bu ipi
Henüz bitmedi hayır, hala yüklü bulutlar
Ağarmış saçlarımın anlatacakları var
Tel örgülerle değil, kanla mahsur hudutlar
Saçımdaki her telin bu aşkta hasarı var
Sustum lakin çok sözden derin çoğu sükutlar
İnsan değil sevgili, dağ da kavuştu dağa
Güne ömür, geceye asır sığdı, gelmedin.
Üflenmeden, ölüler bir bir kalktı ayağa
Maveradan ufkuma yıldız yağdı, gelmedin
Gök elimden tutardı, dağ bırakmazdı beni
Kuyuda bir çocuğun vaveylası olsaydım
Su boğardı belki de ateş yakmazdı beni
Karınca dudağında su damlası olsaydım
Sen ateşi görmüyor kıvılcım arıyorsun
Odun benim, yakan ben... alev benim kor benim
Sen topraktan geleni topraksız sarıyorsun
Annemi bilmez misin toprak saklıyor benim
Yağmur, kokusunu getirdin yine
Götür artık, ziyan etme, ne olur!
Alev aldı sanki yanıyor sine
Ciğerimi büryan etme ne olur!
O koku tek gülle bahar getirir
Anneciğim, otuz beş yıldır sensiz
Ne kahroldum ne başım göğe erdi
Kum tepesi aralarında deniz
Hayallerim, yaşanmaya değerdi
Martılardan öğrendim özgürlüğü
Utanıyorum ve hatta korkuyorum
Ya Kahhar diyesim var, diyemiyorum
Utanıyorum ve hatta korkuyorum
Kafirlerden önce kahrolmaktan
Filistinli bir çocuğun kanlı gömleğine ilişiyor yeryüzünün tüm sahte güzelliği
Yasaklarınla sevebilmek seni
Uyuyabilmek uykularınla
Döşeğinde çarşaf
Yorganında mitil
En mahrem duygularınla
Uyuyabilmek seni…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!