İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Bildiğim en iyi şeysin sen.
Dünyadaki en değerli şeysin sen.
Yıldızlar gibisin sen, rüzgârlar gibi, dalgalar gibisin,
Kuşlar gibisin, tarladaki çiçekler gibisin.

Yol gösteren yıldızım ve dostumsun.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

ve şimdi şiirin gibi özgürsün, özgür ve hiçbir yerin ve
her yerdesin, zamandan ve mekândan bağımsız, utkulardan ve
yılgıdan zincirlerini koparmış,

ve anlamı yok seni sonunda nereye gömeceklerinin ya da
gömmeyeceklerinin, toprağa terk etmelerinin, denize ya da ateşe,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Fakat bugün geliyor köylüler beni görmeye: 'Kardaş,
hiç suyumuz yok, Pablo Kardaş, hiç su yok,
yağmur yağmadı.
Ve ırmağın
kıt akıntısı
yedi gün akıyorsa, yedi gün kuruyor'.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pablo Neruda adında olmaktan
daha aptalca bir şey var mıdır hayatta?

Kolombiya göklerinde
bulutları toplayan biri mi var?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Biliyor musun Pablo,
bazen ağlıyorum şiirlerini çevirirken.
Ağlatıyorsun beni sonsuz imgelerinle.
O geniş şiir galaksinde
bir zerre gibi hissediyorum kendimi.
Yılmıyorum ama,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geldiğinde kırmızı şarap ve bal gibiydin,
Ve tadın yaktı ağzımı şirinliğiyle.
Şimdi sabah ekmeği gibisin,
Yumuşak ve lezzetli.
Tadını bildiğimden, neredeyse hiç tatmıyorum seni,
Fakat büsbütün beslenirim seninle.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Öptü beni O, ve daha şimdiden bir başkasıydım ben: damarlarımdaki nabız atışını iki katına çıkaran nabız atışı yüzünden ve soluyuşumda işittiğim soluyuş yüzünden. Şimdi yüreğim kadar soyludur ceninim...

Ve buluyorum da çiçeklerin kokusunu soluğumda: bütün bunların hepsi O'nun yüzünden, uyuyor karnımın içinde, çim üstündeki çiy kadar hoş.


Gabriela Mistral

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Oraya Varmak

Ne kadar uzaktadır?
Ne kadar uzaktadır şimdi?
Tekerlerin o muazzam goril içleri
Devinir, dehşete düşürür beni –

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir ırmaktan, bir geceden, soğuk havada kendisini gösteren
ve dağıtan gökyüzünün bütün enlemlerinde
bazı yapraklardan başka ne var ki sana?
O yüzden açılıyor aşkın yelesi
kar gibi ya da bölünmüş adalar denizinin suyu gibi,
ateşin yeraltındaki gıcırtısı gibi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir şey düştü o eski ormanda, belki fırtınaydı
bitkilerin ve humusun arasından süpüren,
ve düşen ağaç gövdelerinde mayalandı mantarlar,
salyangozlar çekti kusturan iplerini,
ve yücelerden düşen ölü ağaç
doldu deliklerle ve korkutan larvalarla.

Devamını Oku