Üslup sahibi yazar sığınmıştı
Çökmekte olan çatı altına,
Şöhreti yoktu, maaşsızdı.
Dünyanın karışıklığından en sonunda
Karşılar O’nu doğa,
“Miletli Koruyucu”
Zihnin ve duygunun alışkanlıkları,
Muhtemelen. Fakat çoğunlukla
Banka memuruyla dolu Ealing’de mi?
“Kabuğundaki kalçalarıyla Daphne
Esnetir yapraksı ellerini bana doğru”, -
Öznel olarak. Doldurulmuş saten salonda
Beklemekteyim Lady Valentine'ın emirlerini,
Bilerek ceketimin her daim
Kız kardeşim davet ettiğinde onu
ve kapıyı açmak için çıktığımda dışarı,
güneş girdi içeri, yıldızlar girdi içeri,
buğdaydan iki belik girdi içeri
ve iki yorulmaz göz.
Uykudan uyandığımda bir gül taciri gördüm,
Gülü yüreğe değiştirdiğine çok sevindim,,
Gülü yüreğe değiştiriyordu.
Sayrılık ve yara dolu bir yüreğimiz vardı,
Önce inanmadım gülü yüreğe değiştirdiğine.
Bedeninin üstünden gider bulutlar
Yüksekte, yüksekte ve buzsu
Ve biraz yassı, sanki yüzerler
Görünmez bir cam üstünde.
Kuğuların aksine,
Güller
Güllerin zamanı aktığında
vazoya, çalılığa, tarha
ve dökülüp yittiğinde yapraklar,
düşer gözyaşları da.
Yalnız güneş gökyüzü denizinde
çimen iteliyor solgun yaprakları köşeye
iplerde danseden çoraplar
Seksek çiziliyor ustaca kaldırımlara
sallıyor ipi çocuklar daha önceki çocukları
İstersen yoksun bırak beni ekmekten,
yoksun bırak beni havadan, ama
yoksun bırakma beni gülüşünden.
Yoksun bırakma beni gülden,
kopardığın süsenden,
Ağladım hayatımın günahlarına, topladım hepsini bir araya,
Günahlarımın küçük bohçasıyla katıldım gök kervanına.
Meleğim göründü bana ve dedi ki: “Nereye gidersin? Yanıt ver!
Böylesi bir yükle gelenler yakışmazlar Cennet’e! ”




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla