İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Tenimden daha çok benimsin. Aradığımda seni
içimde, damarlarım boyunca, kanımda, gizemli
dolaşımıyla ışığın dalları gibi bulurum seni,
sanki kan gibi bulurum seni,
sanki taş gibi ya da ağzımdaki lokma gibi.
Usun, çılgınlığın ve giysilerin dışında dururum geç vakit.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Senin alnında dinleniyor gelinciklerin rengi,
yankı buluyor dulların yası, ey halden anlayan:
koşarken sen trenlerin arkasından tarlalarda
dönüyor o zayıf çiftçi sırtını sana,
senin adımlarından filizleniyor titreyerek o uysal kurbağalar.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sayılar geliyor yankıdan,
ölen sayılar ve pislikle kaplanmış rakamlar,
nemli ışınlar ve kirli şimşek parıltısı.
Yeni bir dul gibi, büyür
yankıdan, yalnız geldiğinde gece,
bir güvercin ya da bir gelincik ya da bir öpüş gibi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sessizlik

Geç yanından, gömülmüşler onlar…
Bir bulut kayıyor güneş diliminin üstünde.

Geceleri yerini değiştiren

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çok özlenen kadınsın, nasıl çağırırsın beni, çağırırsın,
Söylersin ki sen artık o eski sen değilsin,
Benim için tek olan biriydin, dersin ki değiştin,
Fakat başlangıçtaki gibi günümüz apaydın.

Duyduğum sen olabilir misin? Ben yaklaşırken kente

Devamını Oku
İsmail Aksoy

KONUŞAN: Bir Bertrans de Born.
Bir kışkırtıcı olduğu için bu adamı Dante Alighieri cehenneme koymuştu.
Eccovi!
Yargılayın!
Toprağı kazıp yine mi çıkardım O'nu?
Sahne O’nun kalesi Altaforte.”Papiols” O’nun şarkıcısı. “Leopar”, (Aslan Yürekli) Richard’ın kalkanındaki işaret.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Uzanmışım buraya düşünürken seni: -

sevdanın lekesi
kaplamış dünyayı!
Sarı, sarı, sarı
kemirir yaprakları,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sevebilir misin beni, ey hece kitabı,
ve öpebilir misin beni, ey zamir?

Bir gömüt müdür bir sözlük
ya da kapalı bir bal kovanı mı?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Şanını ve gücünü yitirip de
Bir dost dahi bulamamışa,
Küçümseyen ve öfkeli düşmanları arasında bile
Soyluluğunu elden bırakmayana,
Avutan türküdür, yoldaştır
Sevgi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sevgili Ermenistanımın şirinlikle doygun güneş sözcükleri.
Sevilmiş eski sazlarımız çalar acı dolu nağmeleri.
Güller, kanayan güller, sarhoş eden rayihalar.
Nairi’nin kızları ve muazzam dansları.

Severim masmavi göğümüzü, gölün tertemiz berrak ışığını.

Devamını Oku