İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Safranların yaldızlı phaloi’si
Saplanır ilkbahar havasına.
Ölü tanrılardan hiçbir şey yok burada
Fakat bir festival yürüyüşü var,
Bir yürüyüş, ey Giulio Romano,
Ruhunu şeneltmeye çok uygun.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ağır yalnız damlalarda,
dişler gibi damlalarda,
reçelden ve kandan dolgun damlalarda,
damlalardaki bir kılıç gibi,
hiddetli bir cam ırmak gibi,
suya düşen

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çirkin değilim. Hatta güzelim.
Biçimsiz olmayan bir kadını yansıtır ayna.
Bir kimlik ve giysilerimi geri verir bana hemşireler.
Böyle bir şeyin olması doğal diyorlar bana.
Doğal bir şey benim hayatımda, ve başkalarının hayatında.
Beş kişiden biriyim ben, veya böyle bir şey.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yüzyıllar önceki bir krala yakışırdı
o mekanik oyuncak. Bir uçtan bir uca uçardı.
Sahici beyaz saçıyla küçük bir sirk atıydı.
Siyah gözleri parlaktı.
Sırtında bir dansözü taşırdı.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Citoyens

Kazadan sonraki gece gördüm rüyamda ara sokaklarda yürüyen
ve şarkı söyleyen çiçek bozuğu bir adamı.
Danton!
Öbürü değil – Böyle gezintilere çıkmaz Robespierre.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Civanın yaşayan damlası
aşağıya mı akar yoksa sonsuzluğa mı?

Hüzünlü şiirlerim
seyreder mi benim gözlerimle?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Okşamalara karşı tiksinti duymalarıyla
Potansiyel bir ünlüydü on altısındayken.
Bir rahibe manastırından yazar şimdi bana;
Muğlak ve sıkıntılıdır hayatı;
O'ndan boşanmayacaktır ikinci kocası;
Gönlü, her zamanki gibi, işlenmemiştir,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çoban Şiirleri

Mayıs günü: iki kişi geldi tarlaya böylesi bir bilgelikle:
“Papatyalaşmış ballı bir içki”, dediler birbirlerine,
Yani yek oldular böylece; sonra aradılar bir kanepe,
Kancalı çit karşısında, kahverengi inek sürüsünü geçince.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çocuk Bakıcıları

Çocuklar Adası’na kürek çektiğimizden beri, on yıl geçmiş.
Marblehead sularını yalazlandırmıştı öğle saatlerinde güneş.
O yaz, gözlerimizi saklamak için güneş gözlükleri takmıştık.
Hep ağlıyorduk, boş odalarımızda biz, küçük sahte tavırlı bacılar,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Aslan ve kaplan birlikte giderken
Buldular bir miktar peynir.
Bir o yedi peynirden, bir öbürü.
Sonra başladılar birbirlerini sopalamaya.
Biri dedi ki öbürüne
Gidelim vahşi hayvanların üstadı tilkinin yanına.

Devamını Oku