İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Sakin,
Serin çehresi nehrin
Öp beni dedi.

Langston Hughes
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ölü arzunun vârisidir huzur,
Ya bolluk öldürdü karabatağı
Mutlu bir saatte, veya uyku veya ölüm
Boğdu onu hülyalı suların derininde,
O ateşin külleridir huzur,
O kralın vârisidir, o gezinin hanıdır.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Boştur yollar,
Boştur bu ülkenin yolları
Ve çiçekler
Ağır başlarıyla
Eğilmişler.
Boşuna eğilmişler.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geceleri at sürerken
taşıyorsun kara sırtında
korkunun yaşayan tohumunu.

Kendini ötelere taşıyan bir ırmaksın sen
ve fırlıyorum öteye geçerken

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Doygun ırmağın üstünde salınırken
Altın koyusu iri salkımlar
Yakamozlu suların üstündeki kanatlar dalgınlaşır
Kasvetli günlerle.

Kızgın bir dalga tufanı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Irmakların sevdiği hayaletin bir ağacın
damarları gibi, uğramış saldırısına
mavi suyun ve berrak damlaların:
kara bir tanrıçanın elmaları dişlemesi;
çıplak uyandığında baktın ki
dövme yapmış ırmaklar gövdene,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Irmaklar tanıdım:
Dünya kadar yaşlı ve insan damarlarındaki
İnsan kanının çağıltısından daha yaşlı
Irmaklar tanıdım.
Irmaklar kadar derindi ruhum.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dokuz zina, 12 gizli ilişki, 64 fuhuş ve
neredeyse tecavüz sayılabilecek bir şey,
Dinlenir gece vakti kırılgan dostumuz Florialis’in ruhunda,
Ve gene de öyle sessiz ve tavırlarında öyle içe kapanıktır ki
Hem kansız hem de cinsiyetsiz olduğu sanılır.
Tam tersine, cinsel birleşmeden başka bir şey hakkında

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Hüzün Gondolu No:2

I
İki yaşlı adam, kayınpeder ve damat, Liszt ve Wagner, kalıyorlar
Canal Grande kıyısında,
Dokunduğu her şeyi Wagner’e dönüştüren

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Artık yürüyüşe çıkamıyorum yollarda: yüzüm kızarıyor kalçalarımın genişliğinden ve gözlerimin altındaki kara çizgilerden. Ama gel çiçek vazolarıyla ve yanıma koy onları, ve daha uzunca çal benim için sitarını: O'nun hatırı için boğmak istiyorum kendimi güzellikte.

Uyuyan için okuyorum bu unutulmaz dizeleri. Saat be saat
emiyorum balkonda gürbüz gün-ışığını. Bir yemiş gibi damıtmak istiyorum balı özüme. Çam-ormanından esen yel yalıyor yüzümü.

Işık ve rüzgârlar boyayıp yunuyor kanımı, benim yunup arındıracağım şeyi seviyorum da ondan, nefret etmiyorum, sızlanmıyorum, seviyorum yalnızca.

Devamını Oku