Taşlar zamandır
Rüzgâr
rüzgârın yüzyılları
Ağaçlar zamandır
insanlar taştır
Rüzgâr
Köylü delikanlılar
yeni oturma odaları inşa ederler
ne ki hiç kadın yok taşrada
köylü delikanlılar
yeni giysiler, ayakkabılar ve arabalar satın alırlar
ne ki hiç kadın yok taşrada
Koyu Ağaç, Koyu Su
Bu ağaç yanar koyu bir tütsü
Çıkararak. Soluk yosun damlaları
Dirsek yeninde, başak kılçıkları
Kraliçe’nin Şikâyeti
Kalabalıklarda ve saray ahalisinin kelime oyunlarında
Azametle geçti bu dev, bunu anlatırım sana, sahnesinde
Maçuna gibi elleriyle,
Ekinkargaları misali vahşi ve siyah görünürler;
Kraliçe diyorum sana.
Senden daha uzun kadınlar var, daha uzun.
Senden daha temiz kadınlar var, daha temiz.
Senden daha güzel kadınlar var, daha güzel.
Fakat kraliçe sensin.
Öldürüp duruyorlar Küba’da!
Yeni satın alınmış bir tabutla
kurtuldular şimdi Jesús Menéndez’den.
Çıkmıştı ortaya halkın kralı gibi,
araştırdı derin kökleri,
Bazen batarsın dibe, düşersin
sessizliğinin çukuruna,
bilinçli öfkeden uçurumunda,
ve neredeyse
geri dönemezsin, hayatının
derinliklerinde karşılaştığın
Kuzey’de Bir Sanatçı
Ben Edvard Grieg özgürce dolaştım insanlar arasında.
Sık sık şakalar yaptım, gazete okudum, yolculuklara çıktım.
Orkestra yönettim.
Konser salonları lambalarıyla zaferle titredi
Kuzu
Küçük Kuzu, kim yarattı seni?
Bilir misin ki kim yarattı seni?
Sana hayat verdi ve besledi
Bazen açardı hayatım gözlerini karanlığa.
Öyle bir his ki sanki halk yığınları caddelerden geçmektedir
körlükle ve mucizeye yol açan bir huzursuzlukla,
sürdürürken ben görünmeden ayakta durmayı.
Korku içinde uykuya dalan çocuk misali




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla