İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Mektup kapatılmadan önce
ve mezar taşına kazınmadan ad,
söylenmeli her şey.
Fakat kimse okumadı
duvardaki yaprağın gölgeleri gibi
sözcükleri,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mektupların Yakılışı

Bir ateş yaktım; bezmiştim çünkü
Çöp kutusuna aşırı yaklaştığımda
Eski mektupların beyaz yumruklarından
Ve ölüm gevezeliğinden.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ölüyor Bolivya arkasında duvarlarının
bitkin bir çiçek gibi:
yenilmiş generaller
geriniyor eyerlerinde
ve delik deşik ediyorlar tabancalarıyla göğü.
Melgarejo, maske,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

ne ekmek için ne de şarap için kuşları var artık annenin
ölmüş babanın mezarı boşuna esner yeryüzünün utancında
ve baba katlinden dolayı cehennemdedir oğul

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Evine girdi Valdivia'nın.
Işık gibi izledi O'nu.
Hançerlerle örtülü olarak uyudu.
Kendi kanının döküldüğünü gördü,
gözlerinin parçalandığını,
ve ahırlarda uyurken

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sonra saldırdı Lautaro, dalga dalga.
Dayakla yola getirdi Araukanya gölgelerini:
daldırdı öncelikle Kastilya'lı bıçağı
bu kızıl kitlenin göğsünün ortasına.
Bugün dayanışma oldu gerilla
bütün ormanın kanatları altında,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Napoli’de rastladım Halldór Laxness’e. Tuhafıma gitti,
çünkü aynı yılın ilkbaharında ölmüştü. Hoşnutlukla
gülümsüyordu yeni kırpılmış bıyıkları altında ve hızla
geçip gitti geniş salonu, Garibaldi Meydanı yakınlarında
beyaz masa örtülü gösterişsiz bir lokantada.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yeniden yaptım.
Her on yılda bir
Başarıyorum -

Bir çeşit gezgin tansıktır tenim
Bir Nazi abajuru gibi parlak,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mutfakta ağılar!
Patatesler tıslar.
Budur bütün Hollywood, penceresiz,
Floresan ışığı gelip gider korkunç bir migren misali,
Cilveli kağıt soyunup dökünür kapılarda
Sahne perdeleri, bir dulun bukleleri.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sen hiddetli barışsın, ey gemi, kayan
hayvansı gecesin, Antarktik yabancı,
gölgeden buzdağınla geçip gidemezsin önümden
tırmanmadan ben
duvarlarına bir gün ve kaldırmadan
deniz altı kışının zırhını havaya.

Devamını Oku