İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Bu zamanda anımsarım her şeyi ve herkesi,
bütün liflerimle bu
derin bölgede – ses ve tüy – gibi
yavaşça vurarak bulunur uzağında bu toprağın,
fakat gene de toprakta. Yeni bir kış
başlıyor bugün.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Madrigal

Nadiren gittiğim karanlık bir orman miras kaldı bana. Fakat gün gelecek ölüler ve canlılar yer değiştirecek. O vakit harekete geçecek orman. Umutsuz değiliz. En ciddi suçlar, pek çok polisin çabalarına rağmen açıklığa kavuşturulamayacak. Aynı şekilde, hayatımızda bir yerde açıklığa kavuşturulamayacak büyük bir aşk var. Karanlık bir orman miras kaldı bana, ama bugün aydınlık olan başka bir ormanda yürürüm. Şakıyan, değirmi bir şekilde kımıldayan, ileri geri giden ve sürünen bütün canlılar! İlkbahardır ve hava çok kuvvetlidir. Unutuş Üniversitesi’nden mezunum ve çamaşır ipindeki gömlek kadar boştur elim.

[“YAŞAYANLAR VE ÖLÜLER İÇİN”den (1989)]

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Derin denizin dibinde
uzun şeritlerden gecede
aceleyle seğirtiyor dilsiz, dilsiz adın
bir at gibi.

Sakla beni omuzlarında, ah, sakla beni,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir zamanlar sıradandım:
Babamın fasulye ağacının yanında otururdum
Bilgeliğin parmaklarını yerdim.
Süt verirdi kuşlar.
Gök gürlediğinde yassı bir taşın altına saklanırdım.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tanrı şahidimdir Mag, keşke sana hiç rastlamasaydım.
Keşke işinden istifa etmeseydin ve benimle gelmeseydin.
Keşke evlenme izni ve beyaz bir elbise almasaydık
Çünkü evlendirme memuruna koştuk o gün evlenmek için
Ve birbirimizi seveceğimizi ve birbirimize bakacağımızı
söyledik her daim ve her daim

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O yaralı demirin üzerinden, alçı gözlerin üzerinden,
kayıyor yıllardan değişik bir dil
zamandan. Bir kuyruktur kaba at kıllarından,
öfkeyle dolu taş eller, ve evlerin rengi
ölüp gidiyor ve çatlıyor mimarlığın kararları,
korkulu bir ayak kirletiyor balkonları:

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ey çimen yaprağındaki çiy tanesi kadar berrak
beyaz ipek yelpaze,
Bir kenarcığa bırakılmışsın sen de.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Fıskiyeler kurumuş ve güller solmuştur.
Ölüm tütmektedir. Yaklaşır günün.
Küçük Buda’lar gibi semirir armutlar.
Mavi bir buğu kaplar gölü.

Balıkların çağı arasından kımıldarsın,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Manolya Yığınları

Martı çığlıkları arasında buraya kadar
salınarak çıktık kırmızı benekli yadigârların
solgun labirenti, kavkıları ve pençeleri arasından

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geceleyin, hayli
Beyazca, tedbirli,
Sessizce hayli,

Bulup humusta dayanağını
Ayak parmaklarımız, burunlarımız,

Devamını Oku