İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Doğan birçok kimse
arasında
doğdu biri,
yaşayan birçok kimse arasında
yaşadı,
ve toprağın hikâyesini anlatmadan

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İçine soğuk işleyen bir kulübede
Seller altında,
Açlık, korku ve ürperti içinde,
Dostsuz, ebesiz,
Bir oğul doğdu!
Dumanlı bir mağarada,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sahraların nemli bölgelerindeki Paraná,
titriyor başka ırmaklardan ötürü,
su şebekesi Yababiri’nin ırmakları
Acaray ve İgurey ikiz takılar gibi
boyanmış quebracho ağacıyla,
copal ağacının tacıyla çevrilmiş,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Biliyorsunuz uyandığını karın
ovaların üzerinde, ya da daha doğrusu
Güney’in karanlık ilkbaharıdır, bu siyah kuşlar
göğüslerindeki bir damla kanla
görülür titredikleri, kanatlarını açan
sis muazzam bir kıştan, sıradağlardan

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Amerikan cehennem, gündelik ekmeğimiz bizim,
yunmuş zehirde, başka bir ses
duyulur senin vefasız ateşinde:
yabancı şirketin
Kreol avukatıdır bu.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Do Majör

Caddeye indiğinde adam aşk buluşmasından sonra
döneniyordu kar havada.
Birbirleriyle yatarlarken
gelmişti kış.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çağır büyük puroları saranı,
O iri kıyımı, ve emret ona
İsterik kaymakları çırpsın mutfak kaplarında.
Oyalansınlar giymeye alışkın oldukları
Böylesi giysilerde hizmetçi kızlar, oğlanlar da
Getirsin çiçekleri geçen ayın mecmualarında.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bak, dönüyorlar; ah, bak şu geçici
Hareketlere ve şu yavaş ayaklara,
Yürüyüşteki zahmete ve kararsız
Çekinceye!

Bak, dönüyorlar, yalnız ve teker teker,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yaşlı deniz kadar yaşlı gözleriyle baktı denize. Dolunay vardı. Gözleri yıldızlar kadar yakın olan kadının yüzü, yakamoz gibiydi. Yaşlı gözleriyle sarmaladı yaşlı gözlerini kadının.


Sadece şarap değildi dökülen gecede. Gecenin koyu kadehine akıyordu sevdanın kekre şarabı. Ve sadece şarap değildi kadını sarhoş eden. Sözcüklerin şarabıydı daha çok döndüren başını. Acının, özlemin ve sınanmaların imbiğinden damıtılan soylu bir içkiydi yürekten dökülen sözcüklerin şarabı.


Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gece. Kopkoyu. Ama adamı kadına getiren yollar aydınlıktı. Adamı kadından ayıran bütün yollar karanlıktı. Kadının kızdığı zamanlardaki kararan bakışları gibi karanlıktı adamı kadından ayıran yollar. Simsiyah. (Ulaşım araçlarının farlarının ön tarafta olmasının en önemli nedeni, kavuşturan yolların aydınlık olması zorunluluğundan olsa gerek) .


Gece kopkoyu idi. Ama adamı kadına ulaştıran yollar aydınlıktı. ''Gönül Yarası'' adlı film gösteriliyordu otobüste. Adamınsa gönlündeki yarası sızlayıp duruyordu hep.


Devamını Oku