İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Yükselmek için göğe
gereksindiğin
iki kanat,
bir keman,
ve bir çok şeydir,
sayılamaz onca şeydir, adsız şeyler,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

(Bu zamanda akıyor
şimdi Yunan kanı) . Tekrar uyanıyorlar
dağların yücelerinde.

Bir yalnız çaydır
tozla taşların arasında:

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yüreğim için yeterli olan göğsünde senin,
özgürlüğün için yeterli olan kanatlarımda benim.
Ağzımdan yükselecek göğe
senin ruhunda uyuklayan.

Sende bulunmaktır her günün yanılsaması.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yeniden Gördüğümüzde Adaları

Uzaklara ulaştığında tekne
bir sağanak bastırır ve kör eder tekneyi.
Cıva bilyeleri titreşir su üstünde.
Mavi gri olan şey ise siner.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yeniden kendimim. Yarım kalmış bir iş yok.
Balmumu misali beyaz rengim, çekilmiş kanım, yok herhangi bir bağım.
Yassıyım ve kızoğlankızım; ki hiçbir şey olmadığı anlamına gelir bu.
Silinemeyecek, yırtılamayacak ve atılamayacak, yeniden başlanamayacak hiçbir şey.
Şu küçük siyah dallar düşünmez tomurcuklanmayı,
Ne de şu kuru, kupkuru oluklar düşler yağmuru.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yeniden selâmlayacağım güneşi
bende akan su çağıltısını
düşüncelerim olan bulutları
benimle birlikte kurak mevsimlerin
acı dolu gelişimini yaşayan kavakları
ve bana tarlaların gece kokusunu

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Doğal Tarih

Şu ulu hükümdar, Hükümdar Zihin,
Mavi kanlıdır hüküm sürdüğü pürüzlü ülkede;
Kakum kürkünde uzansa bile, bağlanmış olsa da amade,
Zapt etmiş aşkını Saf Felsefe:

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Doğrul ruhum, çiy berrağı düşlerden,
Sevdanın derin uykusundan ve ölümden,
Bak işte! İç çekişler içinde ağaçlar
Terk ediyor sabahı öğütlerle.

Usulca tutuşan alazın doğusunda

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geceleri çalışıyorum, kuşatılmışım şehirle,
balıkçılarla, çömlekçilerle, safranla
ve meyvelerle yakılmış ölülerle, sarmalanmış
kızıl muslinle:
balkonumun altından geçip gidiyor bu korkunç ölüler,
şıngırdatarak zincirleri ve bakır düdükleri,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yıldızlar dönüştüğünde
toprağa ve metale, ve ölüp gittiğinde
onların erkesi ve şafağın kadehi
ve kömür döküldüğünde ve ateş
sunulduğunda meskenlerinde,
düştü deniz yanan bir damla gibi

Devamını Oku