XXI
ne olduğunu bilmeden sevmek dinlemek sessizce
yılmaz maymuncuğunun sesini gerçekliğin
içinde bir okşayışı saklamak ve hissetmek
XXII
dingin bir kuyuymuş gibi düşlerinle doluyor oda
gecenin tohumu kocaman büyüyor gizli ellerde
yüreğinde güven içinde uyuyor çürümenin yaprakları
XXIII
sızlanır sıkışık yürek fakat güneş yanığıyla ışıtır
aşkın bıçakla yarılmış profilindeki yara izlerini
ve bu yüzden düşer huş ağacının sarı madalyonu
XXIV
ve bilinçaltındaki sevgini ne yaptın diye soruyor kadın
ve doğanın gri gözü kaybediyor kerametini
ve her şey fışkırıyor topraktan ırmağın ve mezarın
XXIX
uzaklarda okyanusta sallanır Medusa’nın başı
bozlaşmış yılanlarla ve sonsuz üzüncün gözetleme yeriyle
anımsarız tanırız yeniden biraderlerimizin kanını
XXV
büzülmüş gül için vızıldar sadık arı
kuduruk köpek batmış fırtınanın gırtlağından içer
ve taşır gelinini güverteye uçan hollandalı
XXVI
şafağın kukuletasında zangırdayıp titrer sevenlerin ayrılığı
kanayan aşkta harlanır kavrulmuş inançları
ve toprak yakalar ateşi ve yakar onların gözlerini
XXVII
izlersin güneşin manzarasındaki güvercinlerin son yolculuğunu
ve ölümün kulağındaki uçarı dansını mührün
burada bu yalnızlıkta açılır ruhun tavan kapağı
XXVIII
ateş etmek bir düşmana ve bir sigara sarmak
alazlanmak ve sönmek fırtınadaki bir deniz feneri misali
ilgilerin ağında oturmak bir sinek gibi
XXX
karabasanın ölçüsü yanında ileri atılır aslan
ölüm anında tadını çıkarır özgürlüğünün
büyülendiğimizden ve saçlarımızdan sürüklendiğimizden beri




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla