İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Bir madenciyim ben. Mavi yanar ışık.
Balmumu sarkıtlar
Damlar ve koyulaşır, yırtar

Topraksı dölyatağı,
Sızar kendi ölü bıkkınlığından.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nil Deltası’nda

Şehirde bir gün geçirdikten sonra, otelde
damlıyordu genç kadının gözyaşları yemeğine,
kıtlıktan ötürü ölmek zorunda olan çocuklar görmüştü
ve hastalar sürünüyordu ve yatıyordu yerlerde.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Benim hayatım handiyse bir şişe değerinde
depoziti için bekliyorum burada,
sen yanımda olduğunda başka ama
sen hûri-melek.

Göbeğimin etisin, başıma bela olan

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Üç ruh geldi bana
Ve alıp götürdü beni
Zeytin dallarının
Toprakta soyunuk yattığı yere:
Parlak sis altında donuk kırım.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nisan ve Sessizlik

Issız durur ilkbahar.
O kadife koyuluğundaki hendek
sürünür yanı başımda
yoktur aynada görüntüsü.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Elemden daha engin bir yer yok,
orada kanayandan başka evren yok.


Pablo Neruda
Çeviren: İsmail Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geceleri bir köyden geçiyorum, öne çıkıyor evler
farların ışığında – uyanıklar, içmek istiyorlar.
Evler, ambarlar, tabelalar, sahipsiz taşıtlar – şimdi
kanlı canlı oluyorlar. Uyuyor insanlar:

bazıları huzur içinde uyuyor, yüz ifadeleri gergin bazılarının

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir yabancıyım ben bu ülkede
ama bu ülke içimde yabancı değil hiç!
Yurdumda değilim ben bu ülkede
ama bu ülke içimde yurdundaymış gibi davranır!

Damarlarımda asla sulandırılmayacak

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Fikirler gölgeler gibidir
Sözcükler yılanlar gibi
Hiç bir şey aydınlatır ya da keşfeder
Her şey ısırır: zehir ve uykudur bu

Şiirsel olan salyangoz gibidir

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Doğru sözcüğü
bulamadan,
bir ömür geçirebilir insan
sözcüklerin eşliğinde.

Macar gazetelerine sarmalanmış

Devamını Oku