İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Senin birader benim çalıları budayacak!
Karanlıkta bırakıyorlar senin evi,
Meraklı bitki,
Omuzumdaki ben,
Kaşınmalı dalgınca,
Kanatılmalı, gerekirse.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kulak verme benim
sessiz ağlayışıma:
bir çölüm ben
ve ağlamalıyım

Kulak verme benim

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kırmızı topuklu kıza eğilir şehzade,
Süzülür kızın yeşil gözleri, yavaşlarken müzik
Saçı parlar gümüş bir yelpazede;
Şarap gibi kayar ışığa misafirler süzülerek

Uzun cam saray salonunun her sarmalında;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kurbağa Sonbaharı

O merhametsiz anne, yaz, kocayıp eskimekte.
Böcekler kıt ve cılız.
Bu bataklık evlerde yaptığımız
Vıraklamak ve solmak sadece.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Genç ruhlar boğulup gitmesinler yeter ki
Tuhaf işler yapmadan ve tamamen sergilemeden övünçlerini.
Dünyanın suçlarından biridir bebeklerinin donuk büyümesi,
Yoksulu öküz gibidir, bükülgen ve kurşun gibi gözleri.
Bir şey değil açlık çekmeleri, ama öyle düşsüz açlık çekerler ki;
Bir şey değil tohum ekmeleri, ama nadiren alırlar semeresini;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Evine girdi Valdivia'nın.
Işık gibi izledi O'nu.
Hançerlerle örtülü olarak uyudu.
Kendi kanının döküldüğünü gördü,
gözlerinin parçalandığını,
ve ahırlarda uyurken

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sonra saldırdı Lautaro, dalga dalga.
Dayakla yola getirdi Araukanya gölgelerini:
daldırdı öncelikle Kastilya'lı bıçağı
bu kızıl kitlenin göğsünün ortasına.
Bugün dayanışma oldu gerilla
bütün ormanın kanatları altında,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Napoli’de rastladım Halldór Laxness’e. Tuhafıma gitti,
çünkü aynı yılın ilkbaharında ölmüştü. Hoşnutlukla
gülümsüyordu yeni kırpılmış bıyıkları altında ve hızla
geçip gitti geniş salonu, Garibaldi Meydanı yakınlarında
beyaz masa örtülü gösterişsiz bir lokantada.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yeniden yaptım.
Her on yılda bir
Başarıyorum -

Bir çeşit gezgin tansıktır tenim
Bir Nazi abajuru gibi parlak,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mutfakta ağılar!
Patatesler tıslar.
Budur bütün Hollywood, penceresiz,
Floresan ışığı gelip gider korkunç bir migren misali,
Cilveli kağıt soyunup dökünür kapılarda
Sahne perdeleri, bir dulun bukleleri.

Devamını Oku