Ve düşündüğüm her şey
ve söylediğim her şey
ve bana söylenen her şey
kağıttı.
Ve keşfettiğim
Félix Morales, Ángel Veas,
Pisagua’da katledilmişler,
iyi yıllar, biraderler,
sevdiğiniz ve savunduğunuz bu katı
toprağın altında yatıyorsunuz bugün.
Temiz adınızı fısıldayan
Balçıktan bir fincan gibiydi
bu mineralsi akraba, atmosferden ve
taşlardan yaratılmış insan,
ezgi dolu, çömlek kadar temiz.
Ay tanrısı yoğurdu Karaib'leri,
kutsal oksijeni seçip aldı,
Okyanus insanları uyandı, övdü
adalar etrafındaki suyu, bir yeşil taştan öbürüne:
dokuma yapan bakireler geçti
birlikte örülmüş ateşin ve yağmurun
taçlar ve dümbelekler getirdiği çemberden.
O Malenezya ayı
Araukanya, dalgalanan meşe dalı,
ey acımasız memleket, esmer sevgili,
sen yalnızlığın yağmur yüklü ülkesi:
sadece mineral boğazdın sen,
kömürden eller, yumrukların
alışmış kayaları parçalamaya;
Bir çok katıyla, koridorlarıyla, toplantı odaları
ve konferans donanımlarıyla
esrarengiz bir oteldir insan zihni.
Resepsiyonda tartışma götürmez mantık hükmeder
gündüzleri. Geceleri her şeye göz kulak olur
bir neandertaler.
Sakin,
Serin çehresi nehrin
Öp beni dedi.
Langston Hughes
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Ölü arzunun vârisidir huzur,
Ya bolluk öldürdü karabatağı
Mutlu bir saatte, veya uyku veya ölüm
Boğdu onu hülyalı suların derininde,
O ateşin külleridir huzur,
O kralın vârisidir, o gezinin hanıdır.
Boştur yollar,
Boştur bu ülkenin yolları
Ve çiçekler
Ağır başlarıyla
Eğilmişler.
Boşuna eğilmişler.
Geceleri at sürerken
taşıyorsun kara sırtında
korkunun yaşayan tohumunu.
Kendini ötelere taşıyan bir ırmaksın sen
ve fırlıyorum öteye geçerken




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla