İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Okyanussu taşlar, sahibi değilsiniz sizler
ilkbaharla başakların arasında
bereketli topraktan yükselen o maddenin.

Üzümlerin arasında salınan
mavi dokunuşu havanın tanımıyor

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Zincirli, dumanlı, kendisinin
ihanet makinesine, ihanetlerine bağlanmış,
gidiyor ihanet edilmiş hain ateşlere.

Fosfor gibi ışıldıyor böbrekleri
ve bulanık, inançsız asker ağzı

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Şapkam hakkında ne düşünürler
Polonya’da bundan yüz yıl sonra?

Kanıma hiç dokunmamışlar
ne söylerler şiirim hakkında?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Menekşe lekeler düşerken yağmur gibi
bölgelerin üzerine, kurbanların üzerine,
hayretle açar şarap kapılarını,
ve ayların barınağı içine uçar
ıslak kırmızı kanatlı bedeniyle.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İlkbaharın şarabı. Hasadın şarabı. Yoldaşlar,
tropik yaprakların düşeceği bir masa verin bana,
ve bırakın dünyanın büyük ırmaklarının benzi atsın
ve çağıldasın uzağında şarkılarımızın.
İyi bir yoldaşım ben.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İçeri girdik. Muazzam büyük bir salon,
sessiz ve boş, ki zemin yüzeyi
terkedilmiş bir buz pisti gibiydi.
Bütün kapılar kapalıydı. Griydi hava.

Duvarda tablolar. İnsan görebilirdi

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sarhoşum çamların reçinesiyle ve uzun öpüşlerle
yön veririm yaz güllerinin yelkenlerine,
eğilerek ölmekte olan zarif güne doğru,
arınmışım denizin güçlü gazabında.

Solgun ve vızıldayarak aç gözlü suyuma

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Doğum günündü. Gece yarısına dek
Yedik içtik, en sonunda bize bir yatak gösteren
Eski bir arkadaşla birlikte.
Sarhoş bir sıçrayışla ulaştım yatağa.
Henüz uzanmışken sıcacık,
Ve mayışmışken şarapla, dalmışım bir tarafta.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Şarkı

O beyaz kalabalık çoğaldı: martılar
ölü gemilerin yelkenlerini giyinmişler
fakat lekelenmişler yasak sahillerin dumanlarıyla.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Taşların ışığı
çırpınmıyor rüzgârda

Hasat yaprağının kanı
yapışkan ve sıcak değildir hiç

Devamını Oku