Kaliforniya’dan getirdim silisyumdan dikenleriyle
boynuzlu bir murexi, katılaşmış gülün
o dikenli giysisi örtülmüş dumanla,
ve içi bir gırtlak gibi gül kızılı, yanmış
etli bir taçyaprağının uysal karanlığıyla.
Git, güzelim Gül, -
Zamanını ve zamanımı boşa harcayan o kadına söyle,
Bilsin artık,
O’nu sana benzettiğimde,
Nasıl şirin ve hilesiz gözükür gözüme.
“Efsaneler ve Mirolóyiler”den
1
Gözleri dağlanmış adamın aşkı hakkında söylencedir
Prensti O
Sardese giderken
Anlatır bana gördüklerini
mağaraları, dağdaki çökmüş duvarları
dağdaki bir resmi
Bilmem ki kim
yontmuş kimin heykelini
Kadınsın sen
Göğsünde fundalık çiçekleri
Alnında çiçek tozlarından sis.
Rüzgâra binmiş gidersin
uçarsın unutulmuş ülkeme doğru
başkasının boynuna dolanmış kolunla
Bir kurt sürüsü misali lime lime olmuş ceketi.
Yüzü bir mermer kıymığı.
Küçük görmeler ve hatalarla esen bir koruda
oturur mektuplarının çevresinde,
evet uçuşur yürek bir kağıt gibi konuk sevmez geçitler arasında.
Bu şiir Rabindranath Tagore’un “Bahçıvan”ındaki 30. şiirin başka sözcüklerle tekrarıdır.
Göğümde bir bulut gibisin alacakaranlıkta,
Örülmüş kelebek
ağaçlarda asılı entari,
gökyüzünde boğulmuş, sürüklenmiş
rüzgâr ve bulutlar arasında, yalnız, yalnız, yoğun,
giysisi ve saçı darmadağın,
ve içsel bir hava yemiş bitirmiş.
Lizbon’da
karaya çıktığında,
gök mavisi gökyüzü ve gül kızılı gül,
beyaz alçı ve altın,
kiremitten taçyaprakları,
evler,
Neler yaptınız Gide okuyanlar,
Entelektüelciler, Rilke hayranları,
kutsal gizemlerin yorumcuları, sahte varoluş
sihirbazları, bir mezarda
alevlenen sürrealist
gelincikler, moda gereği




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla