İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Atmacanın çevrimsel sessizlik noktası altında
ileri yuvarlanır deniz gürleyerek ışıkta,
çiğner körü körüne yosundan ve homurtulardan dizginini
sahil boyunca köpükler.

Yarasaların algılaması misali sarmalanmış karanlıklarla

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O çok güzel Normandiyalı yosmanın gözlerinde
Birdenbire keşfetmek
British Museum’daki o çok bilge çalışanın gözlerini.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pan öldü. Ulu Pan öldü.
Ah! Eğin başlarınızı, bütün
Kızlar,
Ve örün O’na tacını.

Yapraklarda yaz yok,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

(Paris Botanik Bahçesi’nde)



O daimi parmaklıklardan öyle bıktı ki,
hiçbir şey barındıramıyordu bakışı.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İlkbahar...
Amma da uzun...
Gongula...



Devamını Oku
İsmail Aksoy

“Gayrı insan değilim artık, niçin insanlık taklidi
Yapayım ki ben ya da kuşanayım o kırılgan kisveyi?
İnsanlar tanıdım, ve insanlar, fakat hiçbirinin özü
Öyle özgür büyümemiş ki, ya da olmamış
Benim olduğum gibi, Element’in sadece kendisi.
Sis geçer aynadan ve ben görürüm!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dizginsiz Paraguay!
Neye yarar
senin altın geometrinin kağıtlarını
aydınlatan o berrak ay?
Neye hizmet etti düşünce,
sütunlardan kalan miras

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pense gibi köpek balıkları,
deniz dibinin kadifesi gibi,
dar aylar gibi ortaya çıkıyorsunuz
birdenbire o kızıl yumurtayla:
yağla parıldayan yüzgeçler karanlıkta,
üzünç ve hız, hangi suça doğru

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dalarım uykuya, göğsümde çaprazlayarak ellerimi.
Böyle yerleştirecekler ellerimi.
Sanki kendi içime uçuyormuşum gibi görünecek.

Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İki, kuşkusuz iki tane.
Kusursuzca doğal görünür şimdi –
Blake’inki gibi, gözleri değirmi ve kapalı
Asla bakmaz yukarı.
Gösterir

Devamını Oku