Fakat toprağın belleği gibi, metalin
ve sessizliğin taşlaşmış ışıltısı gibi,
halk, anayurt ve yulaf, senin zaferindir.
Delik deşik sancağın ilerler
zamandan ve topraktan
Hangi zorunlu işi yapar
cehennemdeki Hitler?
Duvarları ya da kadavraları mı boyar?
Ölülerin gazlarını mı koklar yoksa?
Fakat, sen,
ey sokaktaki Portekizli,
aramızda konuşalım,
kimse işitmez bizi burada,
bilir misin nerededir
Álvaro Cunhal?
Harabeler Arasında Konuşma
Zarif evimin sundurmaları boyunca sezdirmeden sokuldun
Vahşi şiddetinle, rahatsız ederek meyve çelenklerini
Ve efsanevi lavtaları ve tavuskuşlarını, parçaladın
Hava çevrintisini engelleyen bütün edep ağlarını.
Taş bir kentin siyahından ay mavisi dönemeçleri teyelleyerek,
Çaktı çelik sokakta ayakları
Yankıların bir patırtısını, çakmaktaşı misali,
Havanın çırasını tutuşturduğunu ve
O karanlık bodur kulübelerin
Hareketli Resim
İki kişi gazla intihar eder
karşılıklı anlaşarak
ve polisler içeri girer
kapıları kırarak
Harekettir Hayat
Oklahoma’da,
Bonnie ve Josie,
Giymişler patiskaları,
Dans ederler bir kütüğün etrafında.
Yeşim –
Kenarın taşı
Yeni yaratılmış Adem’in
Zıtlık oluşturan kenarı, gülümserim
Ben, ayak ayak üstüne atmışım,
İşte böyleydi. İşte böyle olmalı. O kireçli
dağlarda ve dumanın
kıyılarında, işliklerde,
bir ileti yazılmış duvarlara
ve halk, sadece halk, görebilir onu.
Onun berrak harfleri terden
Suyun içinde yatar kara; gölgeli yeşillidir.
Gölgeler, ya da sığlıklar mıdır, ki mavi ve yeşil
yosunların sarktığı kenarlarında
gösterir uzun yosunlu çıkıntıların çizgisini.
Ya da çekerken perişan etmemek için belini,
aşağıya mı yaslanır kara alttan kaldırmak için denizi?




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla