İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Temmuz’da Soluklanış

O yüksek ağaçların altında sırt üstü yatan
onların tepesindedir de. Binlerce ince dalda toparlanır o kişi
damla damla, sallanır ileri ve geri,
ağır çekimde serbest bırakılan bir fırlatma koltuğunda oturur.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gel hanım, cilası gitmiş
Şu kararmış tencereyi getir
Ve bu onarım ustasının düzeltip
Şekillendireceği bütün tavaları.
Gümüş tabaktaki
Her bir sakatlığı düzeltirim,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Aramadı mı şu ya da öbür gün seni, şafağın dişleriyle
filizlenmiş bir gün, ölümün tıkırtısından doğmuş,
seçilmiş üzümlerden bir gün aramadı mı
zırhını, tenini, anakaranı,
yıkamak için ayaklarını, sağlığını, tamamlanmışlığını?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Şarkıların varsa, dostum
Onları şimdi söyle!
Çünkü zamanıdır şimdi şarkılar söylemenin.
Ve onları söyleyecek olan da sensin!
Yarın belki geç olabilir, dostum.
Tez tut dilini söylenmemiş şarkılar için!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tırmanan gül yükseliyor
ve yutuyor azizin şakağını:
kalın pençelerle pekiştiriyor
zamanı o yorgun varlığa:
şişiyor ve esiyor o katı damarlarda,
bağlıyor akciğerin sicimlerini,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Şarkımda bir hece gibi
parıldar mı metalin damlası?

Ve bir yılan gibi sürükler mi
bir sözcük kendisini ara sıra toprakta?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Uykuyla kundaklanmış, İspanya, uyanmaktasın
başaklı bir yele gibi,
gördüm senin çiçek açışını, belki alıç dikeniyle
karanlık arasında, sen ey köylü kadın,
makilerle dağlar arasında gezinen
ve açık damarlarla havada dolaşan.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Fakat caddelerde almamıştım ben bu ölü iyiliği,
geri çevirdim onun iltihaplı sukemerlerini
ve dokunmadım onun kirli denizine.

İyi olanı bir metal gibi çıkardım, kazdım
harap gözlerin arkasından,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Uzak bölgelerde
yıkadım senin köpük ayaklarını, yayılmış
sahillerini sürgün ve çılgın gözyaşlarında.

Bugün geliyorum senin ağzına, bugün alnına senin.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Daha önce Şili’nin sesi özgürlüğün
metalik sesiydi, rüzgârdan ve gümüşten,
daha önce işitildi taze yara izlerinde
gezegenimizin yüceliklerinde,
yabanıllığın ve kentarosun girdiği
Amerika’mızda.

Devamını Oku