İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Al kaşının üstüne, bu senin busen!
Ve ayrılıyorum şimdi senden,
Bırak itiraf edeyim giderken -
Günlerimin bir düş olduğunu söylerken
Haksız değildin katiyen;
Gene de umut uçup gitmişse

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Anlamsız, baktığımda kendime aynalarda,
haftalara, hayat hikayelerine, kağıtlara bir zaafla birlikte,
söküp atıyorum yüreğimden cehennem bir kaptanı,
ve buluyorum en hüzünlü şartları.

Bir yerden bir yere seğirtiyorum, soğuruyorum yanılsamaları,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Geldiler barut dolu
tüfekleriyle, verdiler acımasız kıyım emrini,
burada şarkı söyleyen bir halk bulmuşlardı,
sevda ve yükümlülükle birleşmiş bir halk,
ve düştü incecik kız bayrağıyla birlikte,
ve yanına düştü O'nun

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kumda yürürken
karar verdim senden ayrılmaya.

Titreyen karanlık çamura
bastım,
ve battığımda ve sen geldiğinde,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Düşüncemde yakalıyorum gölgeleri ağımda derin yalnızlığımda
sen de ne uzaksın, ah, herkesten daha da uzak.
Düşüncemde uçuruyorum kuşları, siliyorum resimleri,
gömüyorum aşkın yeşil dallarını.

Sislerin çan kulesi, ne uzaksın, ne yükseksin yukarda!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Shin’in yüksek evine bakmak için
Doğar güneş eşyaların güneydoğu köşesinden,
Rafu adlı bir kızları vardır çünkü,
Kendi kendisine “Tül Peçe” ismini takmış (hoş kız) ,
Değil mi ki kentin güney surundan topladığı
İpekböceklerini besler dutla.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Canıma kıymayı düşündüm çünkü sadece bir duvarcıyım ben
ve sen de eczane işleten bir adamı seven bir kadınsın.
Eskisi gibi aldırmam şimdilerde; eskisinden daha da düzgün yerleştiririm
tuğlaları ve hafiften şarkı söylerim kullanırken malamı ikindileri.
Güneş gözlerimdeyse ve merdiven sarsaksa
ve harç keresteleri yanlış yerdeyse, seni düşünürüm.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Öğle melteminde kımıldıyor
bir dalın gölgesi duvarda,
yeterince dünyasal
ve göz hesaba katılırsa
bir gök oyununda
yer alabilmek için yeterli.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Donmuş toprağın dalgasını duvar dibine gönderen
Duvarı sevmeyen bir şeyler vardır,
Ve güneş altında kazara döker yukarıdaki iri kayaları,
Ve iki kişinin yan yana geçebileceği boşluklar oluşturur.
Avcıların marifeti başka bir şeydir:
Taş üstünde taş bırakmadıklarında

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Artık oynamıyorum otlaklarda ve korkuyorum sallanırken genç kızlarla salıncakta. Meyva yüklü dal gibiyim çünkü.

O denli zayıfım ki, bir gülün kokusu bayıltabilir beni öğle-uykusundayken, indiğimde bahçeye doğru. Ve rüzgârın atışı akşamları tedirgin eder beni, boğar beni acılarda. Bu gece bana karşı acımasızsa eğer, öldürebilir beni efendimin tek bir bakışı bile.


Gabriela Mistral

Devamını Oku