İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Çok özlenen kadınsın, nasıl çağırırsın beni, çağırırsın,
Söylersin ki sen artık o eski sen değilsin,
Benim için tek olan biriydin, dersin ki değiştin,
Fakat başlangıçtaki gibi günümüz apaydın.

Duyduğum sen olabilir misin? Ben yaklaşırken kente

Devamını Oku
İsmail Aksoy

KONUŞAN: Bir Bertrans de Born.
Bir kışkırtıcı olduğu için bu adamı Dante Alighieri cehenneme koymuştu.
Eccovi!
Yargılayın!
Toprağı kazıp yine mi çıkardım O'nu?
Sahne O’nun kalesi Altaforte.”Papiols” O’nun şarkıcısı. “Leopar”, (Aslan Yürekli) Richard’ın kalkanındaki işaret.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Uzanmışım buraya düşünürken seni: -

sevdanın lekesi
kaplamış dünyayı!
Sarı, sarı, sarı
kemirir yaprakları,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sevebilir misin beni, ey hece kitabı,
ve öpebilir misin beni, ey zamir?

Bir gömüt müdür bir sözlük
ya da kapalı bir bal kovanı mı?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Şanını ve gücünü yitirip de
Bir dost dahi bulamamışa,
Küçümseyen ve öfkeli düşmanları arasında bile
Soyluluğunu elden bırakmayana,
Avutan türküdür, yoldaştır
Sevgi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sevgili Ermenistanımın şirinlikle doygun güneş sözcükleri.
Sevilmiş eski sazlarımız çalar acı dolu nağmeleri.
Güller, kanayan güller, sarhoş eden rayihalar.
Nairi’nin kızları ve muazzam dansları.

Severim masmavi göğümüzü, gölün tertemiz berrak ışığını.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir başkasını dünyanın bir ucuna dek izleyeceğimizi
söylemek biraz abartılı değil midir?
Varsayalım ki dünya sonsuzdur ve o bir başkası
bizden önce yoruldu.
Ve varsayalım ki yağmaktadır yağmur ve dolu!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tını

Ve ardıçkuşu şakımasıyla aldırmadı ölülerin kemiklerine.
Bir ağacın altında ayaktaydık ve hissettik zamanın battığını ve battığını.
Mezarlık ve okul avlusu karşı karşıya geldi ve iç içe geçip genişlediler
denizdeki iki akıntı misali.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ey kalpsiz kadın, gökyüzünün kızı,
yardım et bana bu ıssız saatte,
doğrudan, bir silah gibi aldırışsız
unutuşun soğuk hissiyle.

Okyanus gibi büsbütün bir zamanda,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tırman benimle Amerika'ya özgü sevda.

Öp benimle bu sır dolu taşları.
Urubamba'nın dalgalanan gümüşü bıraktı
çiçektozunu uçsun diye altın tac'ına.
Uçuyor boru-çiçeğinin boşluğu, taşlaşmış bitki,

Devamını Oku