“Efsaneler ve Mirolóyiler”den
8
Tuzağa düşürerek öldürmek
yakışmaz bana
“Efsaneler ve Mirolóyiler”den
1
Gözleri dağlanmış adamın aşkı hakkında söylencedir
Prensti O
Sardese giderken
Anlatır bana gördüklerini
mağaraları, dağdaki çökmüş duvarları
dağdaki bir resmi
Bilmem ki kim
yontmuş kimin heykelini
Amerikan cehennem, gündelik ekmeğimiz bizim,
yunmuş zehirde, başka bir ses
duyulur senin vefasız ateşinde:
yabancı şirketin
Kreol avukatıdır bu.
Do Majör
Caddeye indiğinde adam aşk buluşmasından sonra
döneniyordu kar havada.
Birbirleriyle yatarlarken
gelmişti kış.
Çağır büyük puroları saranı,
O iri kıyımı, ve emret ona
İsterik kaymakları çırpsın mutfak kaplarında.
Oyalansınlar giymeye alışkın oldukları
Böylesi giysilerde hizmetçi kızlar, oğlanlar da
Getirsin çiçekleri geçen ayın mecmualarında.
Kollar masa üstünde
Bakıp duruyorlar yağmurda
Bardaklar boşalmış
Bakıp duruyorlar
Kımıldamadan
Konuşmadan
- I -
Başlangıcımdadır sonum. Sıra sıra
Evler yükselir ve düşer, harap olur, genişletilir,
Kaldırılır, tahrip edilir, onarılır, ya da yerleri
Açık bir arazi olur, ya da bir fabrika, ya da bir çevre yolu.
Yeni binaya eski taş, yeni ateşlere eski kereste,
En sıcak günlerdeki yağmur dolu bir gecede
gördüm ender bir görüntüyü:
ebemkuşaklarının titreyen göksel ışığını
buluttan süzülürken
- ve ölümden hemen önceki
en son kızgın bakışını düşündüm kirpiklerinin!
Sonsuzluğun yakarışından bir çocuk gibi
bilinmedik bir elde ağını ören bir örümcek gibi,
bu boş döküm kalıbına sarkar göz
gırtlağın terkedilmiş kürsüsünden iner
ve karışır göğsün kavgacı papaz toplantısına
duyguların rayihasından ve düşüşü hazırlayan kapaklardan




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla