Doğrul benimle.
Kimse istemezdi
benim kadar, bütün dünyayı
benim için kapatacak gözlerini barındıran
yastıkta kalmayı.
1
Bay Hecatomb Styrax, büyük bir mülkün
ve güçlü kasların sahibidir,
“Mavi formalı”dır ve dağcıdır, evlendi
28 yaşındayken,
Bazı Arjantinliler geldi,
Jujuy ve Mendoza idi adları,
bir mühendis ve bir doktor,
üç üzüm tanesi gibi üç kızla.
Söyleyecek sözüm yoktu.
Yabancım da değillerdi.
Burada yaratılmış ve evcilleştirilmiş,
nemlenmiş, kullanılmış ve seyredilmiş,
yatıyor şimdi – zavallı bir bez gibi –
toprak ve siyah kükürt dalgaların arasında.
Gonca ya da göğe yayılan
göğüs gibi, ezilmiş kemiklerde
Kertenkelenin şafağıydı bu.
Dili, gökkuşağı parıltılı dağ doruğundan
avladı bir mızrak gibi
yemyeşil çimende.
Papaza benzeyen karınca yiyen girdi
Soruyorsunuz: Ve nerede leylaklar?
Ve gelinciklerle örtünmüş metafizik?
Ve onun sözlerinde çok sık gümbürdeyen
ve boşluklarla ve kuşlarla
dolduran yağmur?
Bedeninin beyaz atlasını
yoklamaya başladım ateşten haçlarla.
Ağzım bir örümcekti gizli yolculukta.
Sende, arkanda, korkulu, arzulu.
Öyküler anlatmak sana alacakaranlığın kıyısında,
Güzel, hüzünlü, uysal, hüzünle dolmayasın diye sen.
Beklemek için karı,
niçin soyunmuş koru?
Nasıl bilebiliriz Tanrı’nın kim olduğunu
Kalküta’daki tanrılar arasında.
Belirsizliğin Krallığı
Büro şefi öne doğru eğilir ve bir çarpı işareti çizer
ve küpeleri salınır Demokles’in kılıcı gibi.
Toprağa doğru görünmez hale gelmesi gibi benekli bir kelebeğin
Geceleyin saat iki: ay ışığı. Durmuş tren
tam ortasında ovanın. Uzaklarda ışık noktaları bir şehrin,
ufukta titreşir soğuk soğuk.
Sanki derin bir rüyaya dalmış gibi bir insan
ki asla hatırlamayacak orada olduğunu




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla