Tekmil beyaz dişleriyle
kime gülümser pirinç?
Niçin görünmez mürekkeple
yazılır karanlık zamanlarda?
Çamur, nasıl da cıvıksın, ey çamur! –
Ecnebi kahve gibi kesif, ve yumruklayan bir nabız.
Konuş, konuş! Kimdi o?
Bağırsak nabzıdır bu, hazmı kolay olan şeylerin aşığı.
Bu heceleri elde edebilmiş kişidir o.
Teleskop
Gözünü uzaklaştırdıktan sonra
nerede olduğunu unuttuğun bir an vardır;
çünkü yaşamaktaydın, galiba
başka bir yerde, gece göğünün sessizliğinde.
Yıldızların arasındaki metalden bu şey
sürdürecek dolanıp durmayı,
ve vahşilik yapmaya gidecek
bitkin adamlar uysal aya
ve bulacaklar kendi eczanelerini orada.
Küçük gelincikler, cehennemin küçük alevleri,
Zarar vermez misiniz?
Titreşirsiniz. Dokunamam sizlere.
Ellerimi alevlerin arasına koyarım. Hiçbir şey yanmaz.
Temmuz’da Soluklanış
O yüksek ağaçların altında sırt üstü yatan
onların tepesindedir de. Binlerce ince dalda toparlanır o kişi
damla damla, sallanır ileri ve geri,
ağır çekimde serbest bırakılan bir fırlatma koltuğunda oturur.
Gel hanım, cilası gitmiş
Şu kararmış tencereyi getir
Ve bu onarım ustasının düzeltip
Şekillendireceği bütün tavaları.
Gümüş tabaktaki
Her bir sakatlığı düzeltirim,
Aramadı mı şu ya da öbür gün seni, şafağın dişleriyle
filizlenmiş bir gün, ölümün tıkırtısından doğmuş,
seçilmiş üzümlerden bir gün aramadı mı
zırhını, tenini, anakaranı,
yıkamak için ayaklarını, sağlığını, tamamlanmışlığını?
Elzevir baskısı kitap sayfaları arasında bit gibi uyudu
başka insanlar; aralarında
tartışıyorlardı bu yeni çıkmış kitapları
futbol tartışır gibi, bazı goller atar gibi.
Fakat o zaman çağıldamıştık şarkıyla ortasında ilkbaharın
And dağlarının taşlarını kendiyle sürükleyen ırmaklar boyunca
Üzümlerin sonbaharı bu.
Sayısız salkım titreşti.
Beyaz, peçeli salkımlar
yapışıyordu şirin parmaklarına
ve mavi üzümler doldurdu
hafif dolgun memelerini




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla