Öyle küçüldü ki dünya,
neredeyse kımıldayamıyorum,
diyorum ki karıma: kendimi
Avrupalı ve Amerikalı hissediyorum
aynı anda, cesaret gösterilip yüksek basınç
denilmeli buna, kendi kanımın,
Ara sıra beziyorum insan olmaktan.
Ara sıra giriyorum terzilere ve sinemalara,
durgun ve esrarlı, başlangıçlardan ve küllerden
bir suda yüzen keçe bir kuğu gibi.
Berber salonlarının kokusu ağlatıyor beni hüngür hüngür.
Withens’in İki Görünümü
Üstte halka geçirilmiş, leylek bacaklı karaçalı,
Koyun ayaklarının yassılaştırdığı çimenler,
Taş duvar ve mahya kirişi yükselir
Pruva misali sis belirsizlikleri arasında
Yürüyorlar caddede geliyorlar ve gidiyorlar
Bilmiyorlar birbirlerine baktıklarını
Birlikte yatıyorlar zaman öldürmek için
Bilmiyorlar mağazalarda bir şeyler satın aldıklarını
Eve gidip kahve içiyorlar hepsi bu işte
Çok alçakgönüllüler bilmiyorlar
Ya da uyusun diye
yatırırlar mı Hitler’i dikenli tellere?
Ya da dövme mi yapıyorlar derisine
cehennemdeki abajurlar için?
Yaddo: Büyük Malikâne
Odun dumanı ve uzak bir hoparlör
Süzer bu berrak
Havayı, ve belirsizleştirir.
Asıyorsun gölgeni yağmur altında
ve soyuyorsun
şimşeğin ışığını
yağmur duruluyor karanlığı.
Bir aynadır gece
ve yüzün taşıyor dehşetin apaçık izlerini
YAĞMUR
toprakta sere serpe yayılmış
gür ve yumuşak kadın saçı misali
bugün yağmur –
kasvetli, serin ve rayihalı.
Temel sular, sudan duvarlar, yonca
ve derisi soyulmuş yulaf,
nemli, damlayan, vahşice örülmüş bir gecenin
ağında zaten yakalanmış baş kısmı,
bir şikayetle geri dönüyor parçalayan damla,
gökyüzünü yaran diyagonal hiddetler.
Trompetler çaldığında
her şey düzenlenmişti dünyada,
ve Yehova bölüştürmüştü dünyayı
Coca Cola, Anaconda,
Ford ve diğer şirketler arasında:
Meyve Şirketi




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla