Gayrı yok bizim için o küçük iç çekiş,
Gayrı yok alacakaranlıkta rüzgârların eziyeti.
Bak şu adil ölüme!
Gayrı yok artık yanışım.
Kimseler korumuyor mezarımı
ve kimse anımsamak istemiyor beni
ölüm ülkesi gecesinde hiç
ulaşmaz bana canlı bir ses
Bir zaman ufacık bir kızdım
örgülü dalgalı saçlarım
Ağ Tamircileri
Sardalya kayıklarının o küçük limanının az biraz yukarısında,
O çelimsiz, acı badem köklerinin yeşil torbalı kabuklar şeklinde
Semirdiği yerin az biraz aşağısında, üç ağ tamircisi oturuyordu,
Siyah giyinmişlerdi, her biri matemini tutuyordu birilerinin.
Ağustos Ortasında Sourdough Dağı’ndaki Gözlem Yerinde
Dumanlı pus aşağıdaki vadide
Üç günün sıcağı, beş günün yağmuru sonrası
Alazlanır reçine köknar kozalaklarında
Kayalıklar ve çayırlıklar boyunca
sesten yapılmış
meşe çalısından bir yerde
ışık saçan bir salıncak
gizlice kurulmuş
alıkoyan - bozulmuş
bir durumda: altın pırıltılı!
Ah, bir zaman Donnycarney’de
Uçarken bir yarasa ağaçtan ağaca
Yürüyordum sevgilimle yan yana
Ve öyle şirindi ki söyledikleri bana.
Ahenklendirir müziği
Yerdeki ve gökteki sazlar;
Söğüt ağaçlarını birleştiren
Irmaklar boyunca çalmakta sazlar.
Irmak boyunca akar musiki
Dövüyor külü güneş.
Derin hürmetle dönüyor salyangoz gözü:
amma da mesafe!
Pikapta çalınacak plağın üstündeki
iğne gibi gürültüyle
Ahmaklar
Rüzgârda çarpıp duran aptal bir kapı gibi
gevezelik etmekte
dünyadaki ahmaklar. Onu herkes duymaktadır,
çünkü bundan kaçınmak imkânsızdır.
Ahmedo Roni
Ahmedo Roni, hayranım sana, ama ne beysin sen ne de hekim;
Ah be delikanlı, ne beysin sen ne de hekim.
Garip yüreğimin üstüne gönderdi Tanrı
İlkbahar yağmurlarından sağanak bulutları.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla