Ted’e Kaside
Adamımın çizme çatırtısı altından
yeşil yulaf filizleri çıkar;
isim verir bir kızkuşuna, hezimete uğratır tavşanları
sıvışır en çevik şekilde
Tek bacaklı olduğumdan ötürü,
Sen nasıl iki bacaklıysan
Üç bacaklıyım ben.
Sahip olmadığın ve “koltuk değnekleri” dediklerinle
İşaretler koyarım kaldırımlara,
İnsan hayatını okusun diye
Tekbencilin Kendi Kendisiyle Konuşması
Ben?
Yalnız yürürüm ben;
Gece yarısı sokağı
Ayaklarımın altından kendi kendine bükülür;
Tekerleğin Değiştirilmesi
Yolun kenarında oturmuşum.
Şoför tekerleği değiştiriyor.
Beğenmiyorum gelmiş olduğum yeri.
Tek gözümle bakarım hayata.
(Öbürü camdandır) .
Ve tek gözümle
Görürüm görülecekleri:
Fakat, öbür gözümle daha çok şey görürüm,
Çünkü
Tekmil beyaz dişleriyle
kime gülümser pirinç?
Niçin görünmez mürekkeple
yazılır karanlık zamanlarda?
Çamur, nasıl da cıvıksın, ey çamur! –
Ecnebi kahve gibi kesif, ve yumruklayan bir nabız.
Konuş, konuş! Kimdi o?
Bağırsak nabzıdır bu, hazmı kolay olan şeylerin aşığı.
Bu heceleri elde edebilmiş kişidir o.
Teleskop
Gözünü uzaklaştırdıktan sonra
nerede olduğunu unuttuğun bir an vardır;
çünkü yaşamaktaydın, galiba
başka bir yerde, gece göğünün sessizliğinde.
Yıldızların arasındaki metalden bu şey
sürdürecek dolanıp durmayı,
ve vahşilik yapmaya gidecek
bitkin adamlar uysal aya
ve bulacaklar kendi eczanelerini orada.
Küçük gelincikler, cehennemin küçük alevleri,
Zarar vermez misiniz?
Titreşirsiniz. Dokunamam sizlere.
Ellerimi alevlerin arasına koyarım. Hiçbir şey yanmaz.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla