İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

“Siena Mi Fe', Disfecemi Maremma”

Salamura ceninlerin ve şişelenmiş kemiklerin arasında,
Katalogu mükemmelleştirmekle uğraşırken,
Strasbourg’un senatör ailelerinin
Son evladı Mösyö Verog’u buldum.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Brennbaum

Gök misali duru gözler,
Dönenen çocuğun yüzü,
İnayette asla yumuşamayan
Katılık tepeden tırnağa;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Üslup sahibi yazar sığınmıştı
Çökmekte olan çatı altına,
Şöhreti yoktu, maaşsızdı.
Dünyanın karışıklığından en sonunda

Karşılar O’nu doğa,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

“Miletli Koruyucu”

Zihnin ve duygunun alışkanlıkları,
Muhtemelen. Fakat çoğunlukla
Banka memuruyla dolu Ealing’de mi?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

“Kabuğundaki kalçalarıyla Daphne
Esnetir yapraksı ellerini bana doğru”, -
Öznel olarak. Doldurulmuş saten salonda
Beklemekteyim Lady Valentine'ın emirlerini,

Bilerek ceketimin her daim

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gün Gelecek Seveceğim Ocean Vuong'u

Ey Ocean, korkma.
Yolun sonu öyle ötelerde ki
şimdiden ardımızda kaldı bile son.
Kaygılanma. Baban sadece ikinizden biri

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Günün barışını karartan
o siyah ahtapot ne kadar büyüktü?

Kolları demirden mi yapılmıştır
ve gözleri ölü ateşten?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Günün Batışı

Sessizce nöbet tutar orman karıncası, bakmaz bir şeyin
içine. Ve karanlık yapraklardan düşen damlalar ile
yaz kanyonunun derinlerindeki gece uğultusu haricinde
işitmez hiçbir şeyi.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Güvercinim, bir tanecik güzelim,
Doğrul bakalım!
Kaplamış gece çiy’i
Dudaklarımı ve gözlerimi.

Mis kokulu yeller örer

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Güvercinin barışı mıdır barış?
Leopar mı sürdürür savaşı?

Niçin öğretir öğretmen
ölümün coğrafyasını?

Devamını Oku