Rüzgâr kuyruk ve yeleyi bunaltmayana dek
Sığındıkları o soğuk gölgede
Zorlukla seçer onları göz;
Sonra biri kırkar çimeni, ve dolanıp durur
- Öbürü bakmayı sürdürür sanki –
Ve durup sıradan olur yeniden
Dokun bana, dokun bana,
Küçük hoş çimen parmaklara,
Nadir, kırılgan çimen parmaklara.
Utangaç dokunuşlarınla
Dokun yüzüme,
Dokun çıplak kollarıma,
Cino
Çevre yolu, Campagna, İtalya, 1309
Ah! Üç şehirde şarkı söylemiştim kadınlara,
Ama hepsi bir;
Safranların yaldızlı phaloi’si
Saplanır ilkbahar havasına.
Ölü tanrılardan hiçbir şey yok burada
Fakat bir festival yürüyüşü var,
Bir yürüyüş, ey Giulio Romano,
Ruhunu şeneltmeye çok uygun.
Ağır yalnız damlalarda,
dişler gibi damlalarda,
reçelden ve kandan dolgun damlalarda,
damlalardaki bir kılıç gibi,
hiddetli bir cam ırmak gibi,
suya düşen
Çirkin değilim. Hatta güzelim.
Biçimsiz olmayan bir kadını yansıtır ayna.
Bir kimlik ve giysilerimi geri verir bana hemşireler.
Böyle bir şeyin olması doğal diyorlar bana.
Doğal bir şey benim hayatımda, ve başkalarının hayatında.
Beş kişiden biriyim ben, veya böyle bir şey.
Yüzyıllar önceki bir krala yakışırdı
o mekanik oyuncak. Bir uçtan bir uca uçardı.
Sahici beyaz saçıyla küçük bir sirk atıydı.
Siyah gözleri parlaktı.
Sırtında bir dansözü taşırdı.
Citoyens
Kazadan sonraki gece gördüm rüyamda ara sokaklarda yürüyen
ve şarkı söyleyen çiçek bozuğu bir adamı.
Danton!
Öbürü değil – Böyle gezintilere çıkmaz Robespierre.
Civanın yaşayan damlası
aşağıya mı akar yoksa sonsuzluğa mı?
Hüzünlü şiirlerim
seyreder mi benim gözlerimle?
Okşamalara karşı tiksinti duymalarıyla
Potansiyel bir ünlüydü on altısındayken.
Bir rahibe manastırından yazar şimdi bana;
Muğlak ve sıkıntılıdır hayatı;
O'ndan boşanmayacaktır ikinci kocası;
Gönlü, her zamanki gibi, işlenmemiştir,




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla